BEBEK BEZİ NASIL DEĞİŞTİRİLİR?

Film ve dizilerde bir bebek sahibi olan veya bir bebeğe bakmak durumunda kalan herkesin öncelikli imtihanı, bebeğin altını değiştirmektir. Zor gibi görünen bu işlem aslında püf noktalarına dikkat edildiğinde kolayca üstesinden gelinebilecek bir rutin. Yeni anneler, babalar ve çevresindeki bir bebeğe bakanlar için bebeğin altını değiştirme yönergelerimizi izleyebilirsiniz.

Malzemeleri hazırlayın

Bebeğinizin bezini değiştirmek için ihtiyaç duyacağınız birçok malzeme var. Bu malzemeleri bebeğinizin altını değiştirmeden önce bir arada bulundurduğunuzdan emin olun. Bebeğinizin bezi açıkken veya alt değiştirme masasındayken bu malzemeleri aramak, işinizi zorlaştıracaktır. Bebeğinizin bezini değiştirmek için yeni bir bebek bezi, bebekler için özel olarak üretilen alkolsüz ıslak mendil veya pamuk ve su, alt değiştirme örtüsü veya alt değiştirme masası, pişik kremi ve bebek losyonuna ihtiyacınız olacak. Tüm bu malzemeleri temin ederek bir arada bulundurun.

Nereyi kullanacağınızı seçin

Bebeğinizin ve sizin, alt değiştirme işlemi için rahat edebileceğiniz bir yer seçin. Bazı anneler alt değiştirme masası kullanırken, bazıları yüksek olmasından dolayı masaları tercih etmez. Eğer alt değiştirme masası kullanıyorsanız, emniyet kemerinin her zaman takılı olduğundan emin olun.

Alt değiştirme masası yerine, alt değiştirme yastığı da tercih edebilirsiniz. Bu yastıkları yere koyarak bebeğinizin altını yerde değiştirebilirsiniz. Kimi anneler de yatak gibi yumuşak zeminlerin üzerine alt değiştirme örtüsü kullanarak alt değiştirme işlemini gerçekleştiriyor. Eğer koltuk, yatak gibi bir alanda alt değiştirecekseniz, alt değiştirme örtünüzün yeterince geniş olmasını sağlayın.

Bebek bezi nasıl değiştirilir?

Bebek bezi değiştirirken bebeğinizi rahat edeceği şekilde sırt üstü yatırın. Üzerindeki bezin şeritlerini açarak nazikçe bebeğinizin üzerinden alın ve katlayarak bebeğinizden uzak bir yere koyun. Bebeğinizin genital bölgesini ve poposunu, bebekler için üretilen ıslak mendiller veya ıslak pamuk yardımıyla silin. İyice temizlenen bebeğinizin bel kısmına gelecek şekilde bebek bezini yerleştirin. Bezin şeritleri, bebeğinizin altında kalmalıdır.

Doktorunuza danışarak aldığınız bir pişik kremini bebeğinizin bez altında kalan bölgelerine sürün. Bezin ön kısmını bebeğinizin göbeğine yerleştirin ve göbeğin tahriş olmaması için o bölgede kalan bezi kıvırın. Bez sıkı olmalı ancak bebeğinize çok fazla baskı uygulamamalı. Rahatsız edebilir ve hatta kusmasına sebep olabilir. Şeritleri ön kısma yapıştırdıktan sonra bebeğinizin bacaklarına ve göbeğine bebek losyonu sürerek nemlendirin.

Alt değiştirme bezini toplayın ve yıkayın. Ellerinizi de yıkamanız çok önemlidir. Yedek alt değiştirme bezleri bulundurarak aynı bezi iki kez üst üste kullanmadığınızdan emin olun.

BEBEK ÇAMAŞIRLARI NASIL YIKANIR?

Bebeklerinizin birbirinden şirin kıyafetleri, mis kokuları ile de güzelliğine güzellik katıyor. Ancak kullanım sırasında kirlenen bu kıyafetleri her zaman aynı taze hisle korumak için nasıl yıkamanız gerekiyor?

Bebeğinizin cildi, yetişkin ciltlerinden farklı olarak yararlı mikroorganizmaların oluşturduğu koruyucu floradan yoksundur. Bu yüzden, alerjik reaksiyonlar bebek cildinde daha sık meydana gelebilir. Yetişkinlerin cildinin pH değeri 5.5 iken, bebeklerin cilt pH değeri 6.8’dir ve çok daha hassastır.

Bebeğinizin cildini korumak ve çamaşırlarını en temiz şekilde kullanmayı sağlamak için, önerlerimize kulak verebilirsiniz.

Bebek çamaşırlarını yıkarken ne yapmalı?

Bebek kıyafetleri yeni alınmış dahi olsa, kullanmadan önce dış ortamlardan gelebilecek mikroplara karşı önlem almak için mutlaka yıkayın.

Bebeğinizin çamaşırlarını yıkamak için uygun bir temizleyici seçmelisiniz. Bebeğinizin cilt yapısına uygunluğu onaylanmış, bebeklerin hassas ciltleri için geliştirilen ve güvendiğiniz bebek deterjanlarını kullanın.

Bebeklerin kıyafetlerindeki lekeler, zorludur. Bebekler mamalarını döktükleri ve sık sık kustukları için bazı lekeler kuruyup inatçı bir hale gelebilir. Eğer bebek çamaşırlarını biriktirerek yıkamayı tercih ediyorsanız, bu lekeleri öncesinde su ile yumuşatın. Eğer yumuşatmayı unutmuşsanız ve leke çıkması zor bir hale gelmişse, bir diş fırçası veya elbise fırçası yardımı ile lekeyi üzerinden hafifçe kazıdıktan sonra yıkayın. Ancak kazıma işlemi sırasında elbiseye zarar vermemeye ve yumuşak hareketler ile müdahale etmeye özen gösterin.

Elbiseleri yıkamadan önce mutlaka renklerine ve kumaş türlerine göre ayırın. Kıyafetin üzerindeki yıkama talimatlarını okuyun ve bu talimatlara uyun.

Bebek çamaşırları, küçük parçalardır. Özellikle eldiven, çorap, mendil gibi parçalar makineye dağılabilir ve toparlaması zor bir hal alabilir. Bu karışıklığı ve çamaşırların makinenin içine kaçması riskini ortadan kaldırmak için çamaşır filesi kullanabilirsiniz.

Bebek çamaşırlarını saklarken asla naftalin ve benzeri kimyasal maddeler içeren koruyucular kullanmayın.

Bebek gardıroplarında, dolap içi parfümleri gibi yapay aromalar ve kimyasallar içeren koku maddeleri kullanmayın.

Bebeklerin alt giysi gruplarını ve üst giysi gruplarını ayrı yıkamaya özen gösterin. Bezin kullanıldığı bölgeye ait çamaşırlar, hijyen açısından ayrı yıkanmalıdır.

Çamaşır makinenizin kapasitesini aşmamaya çalışın, çok fazla doldurulan makinede çamaşırlar rahat hareket edemez.

Yıkama sıcaklığı genellikle maksimum 60 dereceye kadar çıkar. Çamaşırların yıkama talimatındaki en yüksek sıcaklığı seçin.

Bebek giysilerinde kesinlikle deterjan kalıntısı kalmamalıdır. Bu durum, bebeğinizin cildinde alerjik reaksiyonlara sebep olabilir. Bu yüzden, deterjan kalıntısı kalmadığından emin olmak için bebeğinizin giysilerini iki kez durulayın.

Çamaşırlarınızı kuruturken, açık hava tabii ki en iyisidir ancak hava kirliliğinden dolayı önerilmez. Çünkü dış ortamdan gelen bakteriler ıslak çamaşırlarınıza tekrar yerleşerek bebeğinizin cildi ile temas edebilir. Havası temiz bir kapalı alan veya kurutma makinesi tercih edebilirsiniz.

Bebeğinizin çamaşırlarını mutlaka ütüleyin. Kurutma sırasında bulaşabilecek bakterilere karşı önlem almak ve çamaşırların temizliğini tamamlamak için elbise kumaşının elverdiği ısıda ütü yapmak kesinlikle atlanmaması gereken bir adım.

Bebeklerinizin cildine zarar vermeyecek önlemler alarak, daha mutlu bir büyüme sürecini mis kokulu kıyafetler ile geçirebilirsiniz.

O BİZDEN ÇOK DAHA HASSAS: BEBEKLERDE CİLT BAKIMI NASIL OLMALIDIR?

Doğum anından itibaren bebeğinizin beslenmesi, vücut sıcaklığı, hijyeni ve rahatlığı için elinden gelen en iyisini yapan anneler, iş bebek cilt bakımına gelince çok daha hassas davranabiliyor. Çünkü bebeklerin yumuşacık cildi, büyüklerin cildinden çok daha hassas bir yapıya sahiptir ve özenle korunması, dengede tutulması gerekir. Bebeklerin cildi, olası doğum sonrası enfeksiyonlarına karşı her zaman kontrol altında olmalıdır.

Bebekler yeni doğdukları sırada, eğer tam zamanında doğmuşlarsa, ciltleri üzerinde bir tabakaya sahiptir. Muma benzer bir kıvamı olan bu tabaka, bebeklerin hassas cildini dış etkenlere karşı korur. Vernix Caseosa adı verilen bu tabakanın hemen yok olmaması için son zamanlarda hastanelerde, bebekler doğar doğmaz yıkanmaz ve bir süre bu tabakanın koruyucu özelliğinden faydalanılır.

Bebeklerin kafa derilerinde oluşan konaklar, bu konuda tecrübesiz olan annelerin paniklemesine sebep olabilir. Ancak konak oluşumu oldukça doğaldır. Konaklara, kırmızı kabuklanmalar eşlik ederse, egzama ihtimali düşünülebilir ancak normal bir konaklanma yapısının herhangi bir zararı yoktur. Konakları ellerinizle soymamanız ve kabuklarını kaldırmamanız gerekir. Eğer konak kabukları dökülmezse, kabukların üzerine bebek yağı sürerek yumuşamasını sağlayabilirsiniz.

Bebeğinizin alt temizliğine ise cilt bakımı gereği özellikle dikkat etmelisiniz. Yenidoğan bebekler, bezlerini çok sık kirletir. Kirli bezi cilt üzerinde bekletmek, cildi çok narin olan yenidoğan bebekler için istenmeyen sonuçlar doğurabilir. Kirli bez ile duran bebeklerin cildi tahriş olur, pişik olur ve bu pişik kontrol altına alınmazsa yaralara ve cilt çatlaklarına da dönüşebilir. Bunun için özellikle gece uykusu sırasında dahi olsa bebeğinizin bezini 2-3 saatte bir değiştirmelisiniz.

Kirli bezi attıktan sonra bebeğinizin poposunu ılık su ile ve kendi şampuanıyla yıkamalısınız. Cildinde hiçbir kalıntı kalmayan bebeğinizi kuruladıktan sonra, bir müddet cildinin nefes almasını sağlamalısınız. Sonrasında uygun bir nemlendirici veya bebek yağı ile cildini yumuşatarak temiz bezi kapatabilirsiniz.

Bebeğinizin aşırı terlememesi gerekir. Ter bezleri farklı çalışan bebekler, çok sıcakta kaldıkları zaman isilik denen sivilce benzeri kızarıklıklar dökerler. Bu kızarıklıklarla başa çıkabilmek için cildi her zaman temiz tutmalı ve gereğinden fazla sıcak tutacak kıyafetlerden kaçınmalısınız.

Bebekler, anne sütünü bırakıp ek gıdaya geçtikleri dönemlerde su ihtiyaçlarını da dışarıdan karşılamaya başlarlar. Bu zamana kadar anne sütü ile dengede tuttuğunuz su ihtiyacını artık bol bol su içirerek karşılamanız gerekir. Su içmeyen bebeklerde cilt kurulukları,  pul pul dökülmeler olabilir ve bu da ciltte rahatsızlıklara yol açabilir.

Bebeğinizin cilt bakım ürünlerini seçerken de, sağlıklı içeriklerden oluşmasına dikkat etmeniz gerekir. Ürünün p.h. dengesini ve formülünü göz önünde bulundurarak titizlikle seçim yapmalısınız. Mutlaka anti alerjik ve doğal içeriklerden oluşan nemlendirici ve şampuanları tercih etmelisiniz.

Bebeklerle Temasta Hijyene Dikkat Edin: Bebeklerde Öpücük Hastalığı

Ateş, halsizlik, boğaz ağrısı… Her ne kadar soğuk algınlığı ve gribe çok fazla benzese de, bu belirtilerin daha önce tahmin edemediğiniz bambaşka bir sebebi olabilir; öpücük hastalığı!

Öpücük hastalığı, adı çok fazla duyulmasa da görülme sıklığı bilinenden çok olan bir hastalıktır. Fazla bilinmediği için öneminin de farkında olunmayan bu hastalık genellikle tükürük yoluyla geçtiği için bu isme sahip. Öpücük hastalığı öpüşme, çatal, kaşık gibi malzemelerin ortak kullanımı, tükürük teması olabilen durumlarda bulaşıcılık gösterir ve yatağa düşürebilecek kadar güçlenebilir ve hem bebeklerde hem de yetişkinlerde görülebilir.

Öpücük hastalığı, EBV adlı bir tür virüsten kaynaklanarak gelişme gösterir. Halk arasında öpücük hastalığı olarak bilinen bu hastalığın aslında tıptaki adı, “İnfeksiyöz Mononükleoz”dur. Toplu taşıma, kreş gibi yerlerde daha çok etkisini gösteren öpücük hastalığının belirtilerinin ortaya çıkması da zaman alıyor.

EBV virüsü vücuda girdiğinde yaklaşık 40 gün kadar kuluçka süresinde kalır. Ancak bu kuluçka süresi kişiye göre değişiklik gösterebilir ve hatta bebek ve çocuklarda 15-20 güne kadar düştüğü görülür.

Öpücük hastalığının ortaya çıkışı, kuluçka dönemi sırasında vücudun direncinin ve bağışıklık sisteminin durumuna bağlı. Bağışıklık sistemi güçlü bebek ve çocuklar bu hastalığın virüsünü hiç farkında bile olmadan atlatabilirken, vücudu daha zayıf çocuklar öpücük hastalığına yakalanabiliyor. Burada da beslenme ve vitamin alımının vücut üzerindeki etkisinin önemi ortaya çıkıyor.

Öpücük hastalığının belirtileri nelerdir?

Öpücük hastalığı boğazda ağrı, kızarıklık, lenflerde şişme, yüksek ateş, tükürük bezlerinde ağrı gibi belirtilerle ortaya çıkar. İlk belirtiler ortaya çıktığında soğuk algınlığı veya üst solunum yolu enfeksiyonu ile karıştırılabilen öpücük hastalığı, ilerleyen döneminde ise beta mikrobunun yol açtığı bir enfeksiyon sanılabilir. Bu yüzden mutlaka kültür testi yapılması tavsiye ediliyor.

Öpücük hastalığının tedavisi nedir?

Bir virüs hastalığı olan öpücük hastalığı, antibiyotik ile tedavi edilemiyor. Aslında öpücük hastalığının kesin bir tedavisi yok. Bilinen antiviral ilaçların bu hastalık üzerinde kesin bir etkisinin olup olmadığı ise bilinmiyor. Hastalık, belirtileri gösterdikten sonra 2-3 hafta içerisinde gelişiyor ve daha sonra iyileşiyor. Ancak hastalığın teşhisi ve ateş, boğaz ağrısı, dalak şişmesi gibi diğer etkilerini kontrol altına almak için mutlaka doktora gitmek gerekiyor. Bu tip yan etkilerin kontrol altına alınması için ilaç tedavilerine başlanması ve yatak istirahatinin kesintisiz şekilde sağlanması şart.

Bebeğinizi Soğuklardan Koruyun: Bebek Bere Modelleri

Kış ayları yılın en soğuk günleri ile yaşanırken, her dışarı çıktığınızda bebeğinizin mevsim şartlarından korunması için özel bir çaba sarf etmeniz gerekir. Bebeğinizi kış aylarında eve kapatmak ise her zaman soğuktan korunmak için geçerli bir çözüm olmaz. Bebeğinizin yaz aylarında olduğu gibi kış aylarında da güneş ışığından faydalanması, hızla gelişen bebeklerin kemik gelişimlerini sağlıkla sürdürebilmeleri için çok önemlidir.
Kış aylarında, günde 10-15 dakika güneş ışığıyla buluşturmanız kemik gelişimine katkı sağlarken, soğuk havaların olumsuz etkileri için de yumuşacık kıyafetler ile bebeğinizi korumanız önemlidir. Mont, kaban gibi kıyafetlerin yanı sıra, aksesuarlar ile de miniklerin üşümemesi için önlem alabilirsiniz.
Bebeklerin başları ve özellikle kulakları, kış aylarının sert soğukları ve rüzgardan mutlaka korunmalı. Bunun için de en pratik çözüm, onları soğuktan korumayı başaracak, yumuşacık ve sıcacık bereler ve şapkalar. Bebeğiniz için bere ve şapka seçerken rengarenk ve sevimli modeller arasından aynı zamanda en işlevsel olanları seçmelisiniz. Bebeğiniz için seçeceğiniz bere ve şapkalar, onların kulak ve kafalarını iyice kapatmalı ancak asla rahatsızlık verecek kadar sıkmamalı. Soğuk hava şartlarından korunmak için bebek bere ve şapkalarında kumaş seçimi de çok önemlidir. Pamuklu kumaşlar, bu tip aksesuarlarda sıklıkla tercih edilirken, pamuklu tercihinde de göz önünde bulundurulması gereken bir nokta var; organik pamuk. Organik pamuktan yapılmış bebek şapka ve bereleri, vücut ısısını dengede tutarak kısa uyum sağlamayı kolaylaştırır ve sıcacık bir koruma sağlar. Renkli modelleri ile gözünüze de hitap edecek organik pamuk bere ve şapka modellerine göz atalım.
Koala Deseniyle Neşeli Şapkalar
Bebeğin yeni doğumundan 9. ayına kadar seçenekleri ile kullanılabilen Koala şapkalar, yumuşacık tonlu rengi ile organik pamuk yumuşaklığına uyum sağlıyor. Koala figürü işlenerek aynı desende pijama ve takımlarla da uyum sağlayan Koala şapka, miniklerin kış aylarında korunması için ideal.



Kış Ruhuna Uygun Şapkalar
Kış mevsiminin en eğlenceli tarafı, tüm soğuğuna rağmen kar ve kardan adam! Organik pamuktan yapılan kardan adam figürlü şapkalar, hem kar neşesini yaşatıyor hem de organik pamuğun sağlıklı dokusuyla koruma sağlıyor.



Mr. Owl ve Miss Owl Kışa Hazır
1 yaşından itibaren tercih edebileceğiniz Mr. Owl ve Miss Owl şapkalar, organik pamuktan ve nikel içermeyen aksesuarlardan hazırlanarak, bebeğinizi soğuktan koruyor. Rengarenk ve baykuş armaları ile neşeli desenlere sahip olan Mr. Owl ve Miss Owl şapkalar ile bebeğinizle kış aylarının tadını çıkarabilirsiniz.




Bebek Masajı

Bebeğinize masaj yapmak onu hem rahatlatır hem de büyümesine yardımcı olur. Masaj, doğduğumuzdan andan itibaren en büyük düşmanımız olan stres hormonunun kan damarlarındaki dolaşımını azaltarak bebeğinizi sakinleştirir. Onunla güçlü bir bağ kurmanıza yardımcı olur.

Bebekler anne rahminin içindeki suyun ve yumuşak dokunun içinden, sert ve hareketsiz bir yatağa geçiş yapmış olurlar. İlk 3 ay boyunca da el ve kol hareketlerinin haricinde hareket edebilme ve dönebilme yeteneğine sahip değildirler. Bu nedenle ilk aylarında sık yapılan bebek masajı, onun hem fiziksel hem de motor hareketlerinin gelişimi için önemlidir.

Bebeğin en gelişmiş duyusu, “dokunma” duyusudur.  Dokunma duyusu, bebeklik döneminde çocuğun çevresini algılamasında çok önemlidir. Bebek kendisine dokunulduğunda, kucaklandığında çevresi ile ilişki kurar ve gelişimi desteklenir. Anne-babaların bebekleriyle iletişim kurmada kullanabilecekleri yollardan biri, bebek masajıdır.

Bebek masajının yararları neler;

Kas, sinir ve iskelet sisteminin, sinir-kas koordinasyonunun gelişimini destekler. Reflekslerinin ve kaslarının gelişiminde önemlidir.

Bağışıklık sistemini güçlendirdiği için bebeklik çağında sıklıkla görülen nezle, grip gibi enfeksiyonlara karşı direnç kazandırır. Fakat masaj kan dolaşımını artıracağından, bebeğinizin vücudunda bir enfeksiyon var ise masaj tehlikeli olabilir. Çünkü masaj enfeksiyonun hızla yayılmasına sebep olur.

Masaj, doğal ağrı kesici olan endorfin hormonunun salgılanmasını artırarak, bebeğin ağrısını hafifletir. Ağrı hissettiği zamanlarda gaz ağrısı, diş çıkarırken olan ağrılar gibi…

Uykuya geçişini kolaylaştıracak bir ritüeldir ve uykusunu derinleştirir.

Besinlerin emilimini hızlandırır ve iştahlı olmasını sağlar.

Bebeğin anne ve babasıyla iletişimini ve bağını güçlendiren, birlikte geçirdikleri zamanı eğlenceli ve kaliteli kılan bir zaman dilimidir.

Anne ve bebek arasındaki ten teması “prolaktin” (süt hormonu) yapımını uyararak, süt üretimini arttırdığı gibi, anne-bebek bağlanma sürecini ve emzirmeyi uyumla ve başarıyla yapmasını sağlar.

Dokunma duyusu, bebeğe güvende olduğu hissini verir. Gerginlik, endişe ve korkuyu azaltır, sakinlik ve rahatlama sağlar. Annenin güvenini artırır ve hissettiği huzur bebeğine de yansır.

Nasıl masaj yapmalıyız?

Bebeğin vücudundaki her bölge için ayrı bir masaja ihtiyacı vardır. Her bölgesi gelişim evresinde olup ayrı özen gerektirmektedir.

 

Yüz masajı: Elinizin başparmağı bebeğin iki kaşının arasından alına doğru kaydırılır. Bu manevra bebeğin sakinleşip uykuya dalmasını kolaylaştırır. Göz pınarından burun yanlarına hafif hafif parmak ucu basıncı yaparak burun kanatlarına kadar inilir. Sinüsleri açar ve bebeği rahatlatır. Bebeğin alt ve üst dudaklarını sanki gülümsetiyormuş gibi işaret parmaklarıyla elmacık kemiklerinin altından çekerek, çene eklemine gelinip, parmak uçlarıyla dairesel hareketler uygulanır. Emmekten yorulan dudak, yanak kaslarını rahatlatır.

Göğüs masajı: Eller göğsün yanlarına konularak, her bir el çaprazdaki omuza hareket ettirilir (kelebek manevrası). Kol ve Bacak Masajı: Her iki kol da ellerden başlanarak omuza doğru sıvazlanır; ardından kolunu bir elimiz aşağıda, diğer elimiz yukarıda olacak şekilde el bileğinden başlayarak, hafifçe sıkarak omuz kadar yürüyüp daha derinlemesine dolaşımı uyarmış oluruz. Aynı manevralar bacaklara da uygulanmalıdır.

Sırt Masajı: Bebek, bacaklarımızın veya yerdeki battaniyenin üzerine yüz üstü yatırılır. Bir elle başından başlayıp, tüm sırtını ve vücudunun arkasını hissettirecek sıvazlamayı ayak tabanlarına kadar yapılır. Ardından ellerimizden birini itip, diğerini çekerek, sırtında enlemesine hareket ettirip; sonrasında da parmak uçlarımızla hafifçe sırtına vuruşlar yaparız. (Sırtı rahatlatır ve bedeninin farkına varır.)

Bebek Bakımında Dikkat Edilmesi Gerekenler

Bebeğinizi zihinsel ve bedensel olarak sağlıklı büyütebilmek için çok dikkatli olmanın önemli büyüktür. Bebek bakımı konusunda anne ve babalar kendilerine düşen görevleri çok iyi yerine getirmeleri gerekiyor, aksi halde ileride telafisi zor durumlara düşülebilir.

Bebek bakımının en önemli başlıkları:

Beslenme:

İlk altı ay sadece anne sütü yeterli olup, altıncı aydan sonra uygun ek gıdalara geçilebilir. İki yaşına kadar emzirmek bebeğiniz için çok doğru olacaktır. Annenin bir sağlık problemi olmadığı sürece bunu rahatlıkla yapabilir.

Gaz Çıkarma:

Bebeğin emme sırasında yuttuğu havayı çıkarmak gerekir. .Emzirme sırasında ve sonunda gazını çıkarmalısınız, aksi halde yuttuğu hava bebeğinizi rahatsız eder ve beslenmesine engel olabilir. Gazını çıkarmak için, bebeği omzunuzun üstüne veya kucağınıza yatırın veya kucağınızda oturtun, usulca sırtına vurun veya sırtını sıvazlayın.

Alt Temizliği:

Bebeğinizin bezini günde ortalama 6-7 kez değiştirmek yeterli olacaktır. İlk aylarda sık kaka yapan bebeklerin daha fazla kontrol edilmesi gerekmektedir. Altı temiz olan bebekler daha rahat olur ve pişik olmasının da önüne geçilmiş olur. Kız ve erkek bebeklerin temizliğinin farklılık gösterdiğini unutmamak gerekir.

Cilt Bakımı:

Bebeklerin cildi çok hassas ve incedir, ufak bir yanlış uygulamada tahrişe sebep olabilirsiniz. Bu da bebek için enfeksiyon tehlikesi oluşturabilir. Doğumdan hemen sonraki günlerde bebeğin cildi kuru ve kabuksu bir hal alabilir, soyulabilir. Bu durumda zararlı kimyasallar içermeyen nemlendirici, bebe yağı veya losyonlar kullanmalısınız. Cildine direkt temas eden giysilerin % 100 pamuktan üretilmiş olanları seçilmelisiniz.

Banyosu:

Bebek bakımında banyo çok önemlidir. Onu rahatlatır ve iyi uyumasını sağlar. Her gün veya bir gün arayla yıkanabilir. Banyodan önce eşyalarını hazırlanmak ve üşütmeden giydirmek gerekir. Beslenmesinden önce banyo yaptırmak olası bir kusmayı önler. Huzursuz ve gazı çok olan bebeklerin yatmadan 1-2 saat önce banyo yaptırılmaları geceyi daha rahat geçirmelerini sağlayabilir. Banyodan sonra iyi kurulanmasına, pişik ve tahrişleri önlemek açısından dikkatli olunmalıdır.

Kıyafetleri:

Bebeği mevsimin şartlarına göre giydirin. Aşırı giydirmek bebeği huzursuz eder ve terletebilir, bu da ufak bir hava akımında üşütmesine sebep olabilir. Bebeğinizin üşüyüp üşümediğini anlamak için göğüs veya sırtından kontrol ederek giysi tercihi yapabilirsiniz. Kıyafetlerini alırken sentetik olmayan pamuktan üretilmiş ve mevsime uygun olanları almalısınız.

Uyku:

Uyku düzeni bebekten bebeğe değişebilir. İlk aylarda genellikle günde 15-18 saatini uykuda geçiren bebek, büyüdükçe bunu azaltır. Zaman geçtikçe belli bir uyuma ve uyanma düzeni oluşacak, gündüzleri 1-3 saat kadar, geceleri 3-6 saat kadar uyumaya başlayacaktır. Bebek uyurken yan yatırılmak olabilecek bir kusmada boğazına kusmuk kaçmasını önleyecektir. Onu izleyerek göre uyku saatlerini belirleyin. Bir takvim oluşturun. Bu saatler sizin istediğiniz saatler değil, çocuğun doğal vücut ritminin belirlediği saatler olmalıdır.

PREMATURE BEBEK BAKIMI

Herşeyin yolunda gittiği hamilelikler 38 ile 42 hafta arasında tanımlanır. 37 hafta ve altında doğan bebekler prematüre bebeklerdir ve özel bakımın şart olduğu süreçtir. Özellikle de 32 haftanın altında dünyaya gelenler ileri derecede prematüre bebekler olup çok özenli bakım gerektiren gruplardır.
Günümüzde normal yolla oluşmayan ve buna istinaden hamile kalma tekniklerinin gelişmesiyle beraber çoğul doğumlar ve buna paralel olarak prematüre bebeklerin sayısında artış vardır.
Prematüre bebekler, normal sürede doğan bebeklere göre farklılıklar gösterirler. Prematüre doğan bebeklerin ebeveynleri, bebek taburcu olup eve geldikten sonra yeni bir yaşam koşulları başlar.

Hastane sonrası;
Hastaneden erken çıkma bebek ile anne arasındaki bağı kuvvetlendireceği gibi bebeğin gelişeceği çevrenin düzenlenmesi, hastane enfeksiyonlarının önlenmesi gibi durumlarla karşı karşıya bırakabilir. Buna karşılık hastaneden erken çıkma; bebeğin genel durumunun bozulmasına ve tekrar hastaneye yatırılması gereksinimine yol açabilir ve bu durum bebeğe olduğu kadar aileye de ilave bir stres kaynağı olabilmektedir.

Üzülmeyi bırakın;
Anneler bebeklerine yardım edebilmek için üzülmeyi bırakıp yeni durumda nasıl yardımcı olabileceklerini öğrenmelidir. Prematüre bebeklerin bakımı ve beslenmesi çok önemlidir. Bu yüzden anne sütünün önemi hayati niteliktedir. Her bebeğin annesinin sütünün özellikleri diğerinden farklıdır. Çünkü her bebeğin annesinin sütü kendi bebeğine özeldir. Bu yüzden annesinin sütüyle beslenen prematüreler daha hızlı büyümektedirler.

Pramatüre bebeklerin evde bakımı;
Pramatüre bebeklrin bağışıklık sistemi tam gelişmediği için ailelerin, beslenme, uyku düzeni, solunum takibi, banyo, evin ısısı, giyimi, tırnak ve cilt bakımı, ağız, göz ve burun bakımı ve özellikle enfeksiyonlardan koruma gibi konuları yakından takip etmesi gerekmektedir. Eve gelecek ziyaretçi sayısına mutlaka sınırlama koyulmalı ,bu konuda hassas davranılmalıdır.

Hijyen herşeyin başı;
Özellikle el temizliği, enfeksiyon kontrolünde birinci basamaktır. Bebeğe dokunmadan evvel, alt temizliği sonrası el temizliğine özen göstermek çok önemlidir. Herhangi bir problemle karşılaşıldığında ise mutlaka takibi yapan doktor dan yardım istemek gerekir.

Azı karar çoğu zarar;
Bu arada bebeği korurken aşırıya da kaçmamak gerekir. Bebeği sürekli evde kapalı tutmak da doğru bir uygulama değildir. Özellikle ılıman havada temiz havaya çıkarılmaları ve güneş almaları çok önemlidir.

Yeni Doğan Bebeklerde Alerji

Alerji, özellikle bebeklerde sıklıkla rastlanan bir hastalık. Dünya Sağlık Örgütü’ nün verilerine göre her 5 çocuktan birinde alerjik durumlar yaşanıyor. Üstelik dünyadaki doğal tüm dengelerin çok kaygan bir zeminde olduğunu düşünürsek her an farklı bir alerji çeşidinin hayatımıza karışması çok da olağan bir konu oldu, maalesef.

Tabii ki akla gelen ilk çözüm, elimizden geldiğince kimyasallardan uzak durmak oluyor. Bebeğimizin hassas cildini tahriş edecek şeylerden koruyabilmek adına seçeceğimiz giysilerin önemi ise oldukça yüksek. Naylon, polyester cinsi kumaşlardan üretilmiş giysilerin, suni boyalarla renklendirilmiş ve bunların petrol hammaddesinde olması, tehlikenin boyutunu daha da artırmakta.

Organik hammade kullanılmayan bebek giyiminde tulumdan bereye, yenidoğan serisinden önlüğe kadar tüm ürünlerde zehirli kimyasallara rastlanmaktadır. Bunların üretiminde, kırışık önleyici, alevlenmeyi önleyici, küçülmeyi önleyici gibi bir çok kimyasal madde kullanılmakta ve bunlar ürünler üzerinde kalıntı bırakmamaktadır. Bu kimyasallar, defalarca yıkasanız da üründen çıkmazlar.

Bebek ve çocuklar bağışıklık sistemlerinin henüz zayıf olması nedeniyle bu toksinlerin etkisine karşı savunmasızlardır. Bebek ve çocuk cildinin yetişkinlere oranla 5 kat daha geçirgen olduğunu düşünürsek, bu kimyasalların nasıl zarar verebileceğini düşünmek çok da zor değil. Bu zehirli kimyasallara uzun süre maruz kalan bebeklerin alerjiden beyin hasarlarına ve ne yazık ki kanser riski ile karşı karşıya kaldığına da bilimsel olarak kanıtlar bulunmuş durumda.

Organik bebek ve çocuk kıyafeti üreten bir marka olarak bizim hassasiyetimiz ve sorumluluğumuz tam da burada başlıyor; üretim aşamasında hiç bir petrol türevi maddeyi, ağartıcı, yumuşatıcı ve koruyucu gibi zehirli kimyasalları kullanmıyoruz.

En değerli varlıklarımız olan çocuklarımızın “herşeyin en iyisine ve en kalitesine” layık olması gerçeğiyle yola çıktık. Ürettiğimiz giysilerimizin, üretiminden paketleme aşamasına kadar tüm süreçlerinin %100 organik olduğunu ve bunu uluslararası düzeyde aldığımız bir çok sertifika ile belgelemiş olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Türkiye’ nin ilk organik pamuk üreticisi olan ve 44 senelik tekstil tecrübesini OrganicKid markasına da yansıyan Topkapı İplik fabrikamızın ürettiği giysilerimiz, her aşamasının kontrol altında olduğu kaliteden ödün verilmeyen bir üretim gerçekleştirir.

Bir tarım alanının organik üretim yapabilmesi için en az 3 sene boyunca kimyasal ve zehir içerici böcek ilaçları kullanmamış olması gerekir. Bizim de bu bilinç ile ürettiğimiz bebek koleksiyonumuz, çocuklarımızın da geleceğini düşünerek önce doğayı dost edinmeyi bilmiştir.

Siz de en kıymetliniz olan yavrunuz için organik bir dünyaya adım atmak istiyorsanız sitemizi ziyaret edip koleksiyonlarımızı inceleyebilirsiniz.