BEBEĞİNİZ NEDEN AĞLIYOR?

Bebekler gelişimlerini tam olarak tamamlamadan anne karnından çıkarak dünyaya gelirler. Beyni gelişme sürecini yaşadığından dolayı tüm bedensel ihtiyaçlarının karşılanmasında ağlamayı iletişim aracı olarak kullanır.

Bebekler her ihtiyaçlarının karşılanmasında ağlamayı rutin haline getirmiş minik ve sevimli canlılardır. Bu insan yavrusuna özgü bir davranış şeklidir; örneğin siz hiç hayvan yavrusunu ağlarken gördünüz mü? Bebeklerin ağlamasına sebep olan birçok konu vardır. Bazen ciğerlerini geliştirmek için ağlayabilirken bazen de sizi kontrol etmek için olabileceği gibi bazen de gazı olduğu için ağlayabilir. Kendisini rahatsız eden şeyleri anlatmanın yolu onlar için ağlama yolu ile olur.

Söyledik ya bebekler birçok açıdan değişik canlılardır. Dış görünüşlerinden işletim sistemlerine varıncaya kadar yetişkinlere göre farklılıklar gösterirler. Örneğin yetişkin bir insanın ağlama sebebi ile bir bebeğin ağlama sebebi birbirinden oldukça farklı olabilmektedir.

Bebekler için ifade şekli akla kara arasında gidip gelir yani arada başka renk yoktur. Neşeli, sevinçli karnı tok gazı yoksa etrafına gülücükler dağıtır ve bu durum onun için net olarak aktır. Huzursuz, keyifsiz, acıkmış ya da gazı varsa bu kez durum onun için karadır ve ağlama yakın demektir.

Yeni doğan bir bebeğin ağlama nedeninin başında yeteri kadar süt alamıyor olması gelebilir. Dünyaya gelirken kuvvetli emme içgüdüsü ile doğan bebek karnı tok olsa dahi emme refleksini tatmin etmek ister. Annesinin memesinden veya emmeden uzak kalan bebek hemen ağlama silahını kullanır:) Bebeklerin o kadar çok ağlama nedenleri vardır ki, onu susturabilmek için her şeyden önce karnının tok olup olmadığını tespit ederek işe başlamalısınız.

Bebekler emme sırasında çok fazla hava yutabilirler. Hareketlenen barsaklar sancılı bir durum oluşturur. Yutulan havanın çıkarılması bebeğinizi rahatlatarak sakinleştirecektir. Ayrıca gazı çıkarıldıktan sonra karnı sıcak tutulursa daha da rahatlayacak ağlamaya son verecektir.

Bebekleri özellikle ilk altı aylarında ağladıklarında yanlarında olmak gerekir. Yeni doğan bebeğinizin her daim size ihtiyacı vardır.  Onu sakinleştirecek ve olası ihtiyaçlarına cevap verecek yegane kişi olan annesinin varlığı ile tüm ihtiyaçlarını karşılanacağını iyi bilmektedir:)

MAMALAR HAKKINDA…

Anne sütü bebek için en değerli besindir. İnsan eliyle hazırlanmış hiçbir mama anne sütünün yerini tutamaz.

Günümüz teknolojisi, mama bileşenlerini çok ileri seviyeye taşısa dahi, anne sütüne benzetme çalışmaları henüz yetersiz kalmaktadır. Ancak ne yazık ki bazı bebekler bu şansa ya yeteri kadar sahip değiller ya da böyle bir şansları hiç yok. Herhangi bir sebepten dolayı anne sütüne ulaşamayan çok sayıda bebek var. İşte bu bebekler için üretilen ve anne sütüne benzetilmeye çalışılan mama ve formül sütler hakkında araştırma yaptık.

Mucizevi içeriğe sahip olan anne sütüne karşılık, mama ile beslenmek zorunda kalan bebekler için üretilen mamalar, biberon maması denilen sıvı şeklindeki formül süt ve ilerleyen aylarda tüketilmek üzere hazırlanmış daha katı, muhallebi kıvamındaki formlarıyla bebeklerin beslenmesine ve gelişimine katkı sunmaktadır.

 O halde mamalar nasıl yapılır, içeriği nasıl oluşturulur? birlikte bakalım.

Kökeni inek sütü tozlarına dayanan hazır bebek mamaları, birçok işlemden geçirilerek inek sütünün zararlılarından ayrıştırılıp, anne sütüne benzetilmeye çalışılır. Bu ayrıştırma sırasında inek sütünde bulunan yüksek orandaki proteinden uzaklaştırılan mamalar bebeğin sindirim sistemini zorlamayacak hale getirilir. Böylece inek sütünün sindirimi bebekler için zorlayıcı olurken, hazırlanan mamalar mide asidiyle karşılaştığında pıhtılaşmaya izin vermeyerek, sindirim ve içeriğindeki kalsiyum, demir gibi minerallerin emilimini kolaylıkla gerçekleştirir.

Üretimde yapılan işlemler sonucunda mamaların böbreklere aşırı yük binmesinin önüne geçilmiş olur. Anlattığımız özellikte yani üretim sırasında yapılan bu özel işlemlerin tüm hazır mamalarda bulunur. Ayrıca mamaların formülündeki bileşenler sayesinde bebekler inek sütüne karşı gösterdikleri alerjik reaksiyonlardan olabildiğince uzaklaşmış olurlar.

Mamaların İçeriğinde Bulunan Etken Maddeler:

Prebiotikler: Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesine yardımcı olurlar.

Nükleotitler: Hücre çoğalmasına yardımcı olarak, bağışıklık sistemine ve büyümeye destek olurlar.

Omega3 ve 6: Sinir sisteminin gelişimine, gözün ağ tabakasına ve beyin gelişimine katkı sunarlar.