ÇOCUĞUM ÇOK DOYUMSUZ! NASIL ENGELLERİM?

Her insanın fizyolojik ve duygusal ihtiyaçları olduğu gibi çocuklarımızın da ihtiyaçları vardır. Bu ihtiyaçlar arasında en temel olanları güvende olabilme ihtiyacı, ait olma ihtiyacı, sevilme ve sevme ihtiyacı, kendini ifade etme ihtiyacıdır. Bu ihtiyaçlar yaşamımızı sürdürebilmeyi ve hayatta doyuma ulaşmamızı sağlayan faktörlerdir.

İhtiyaçların dışında insanların istekleri de vardır. İhtiyaçlarla istekler birbirinden tamamen farklı unsurlardır. Bu istekler çocuklukta başlar ve altında yatan sebep çocuğun kendini ayrı bir birey olarak görmesidir. Çocuğun istekleri olması gayet doğal bir davranıştır.

Peki çocuğun isteklerini karşılamak nereye kadar doğru bir davranıştır, haydi bu konunun detaylarına birlikte bakalım.

Hangi anne babaya sorsanız çocuklarının bitmek bilmez isteklerinden söz eder. Aslında bu isteklerinin oluşmasına ortam hazırlayan büyük oranda ebeveynlerdir. Çocuğun İstekte bulunmasında en büyük rol model anne babadır. Mesela annenin onca elbisesi varken yenisini aldığında, oyuncak isteyen çocuğa, o kadar oyuncağın var yenisini almaya ne gerek var diyebilir misiniz?

Çocuğunuzla kaliteli zaman geçirememenin günah çıkarması olarak çocuğu hediyelere boğmak, onun sadece isteklerinin artmasına sebep olacaktır. Ya da arkadaşında görüyor kendini eksik hissetmesin, gözü kalmasın diye aldığınız oyuncak veya hediyeler alıp iyilik yaptığınızı sanmak, onun doyumsuz olmasında en büyük etken olarak görülmektedir.

Yapması gereken bir sorumluluğu yerine getirdiği zaman hemen ödüllendirme yoluna gitmek onun beklentilerini katlayacaktır. Örneğin okuldaki sınavında yüksek not alması ya da odasını toplaması karşısında ödüllendirmek son derece yanlış bir davranıştır.  Yani çocuğunu isteklerinin sınır tanımaz şekilde olmasını sağlayan çoğunlukla ebeveynleridir. Aslında anne babanın görevi onların isteklerini karşılamak değil ihtiyaçlarını yerine getirmektir.

Uzmanlar, çocuğun isteklerini bekletmenin onun gelişimi için son derece önemli olduğunu vurguluyorlar. Çocuğun isteklerini dengelemenin otokontrol gelişiminde, hazzı erteleyerek olgun bir kişilik yapısı oluşturabilmesinde, alternatifler üretebilmeyi öğrenebilmesinde, çabalamayı deneyimleyebilmesinde, sabırlı çalışabilmesinde, olağanüstü pozitif etkilere sahip olduğu bilinmektedir.

Çocuğun isteklerine nasıl sınır koymalı?

Sınır koyulacak konu üzerinde, anne baba olarak aynı fikirde olmalısınız.

Çocuğunuzla konuşarak sınırlama hakkında onun da fikrini almalısınız.

Sınırlar çocuğun yaşına uygun, net ve kabul edilebilir olmalı.

Sınırlar konusunda istikrarlı olarak en önce siz uymalı ve inanmalısınız.

ÇOCUĞUMA SORUMULUK DUYGUSUNU NASIL KAZANDIRMALIYIM?

Sorumluluk sahibi olan kişiler, başarı ve mutluluğu yakalama özelliği olan kişilerdir. Sorumluluk kazanmak ilk eğitimin verildiği ailede başlar. Sorumluluk gelişiminin ilk tohumları aile içinde atılarak gelişmeye başlar ve çocuğun girdiği her sosyal ortamda gelişimini devam ettirir. Bu bağlamada ebeveynler çocuğunun sorumluluk duygusu kazanması için üzerine düşeni yapmaya gayret etmelidir.

Uzmanlar, ebeveynlerin kendi kontrolünde olan çocuklarına sorumluluk vermelerinin çocuğun gelişimine ve okul başarısına çok ciddi katkılar sağladığı konusunda hem fikirler. Çocuk gelişiminde ona verilen sorumlulukların çok etkili olduğunu belirten uzmanlar, anne babanın sorumluluk verdikçe çocuğun büyümeye başladığını ve daha çok şeyi kolaylıkla yapabilir duruma geldiğini belirtiyorlar.

Peki sorumluluk duygusunu geliştirmek için anne-babanın yapması gerekenler nelerdir?

Sorumluluk sahibi çocuk yetiştirmek, sabır gerektiren uzun ve sağlam adımlarla kazandırılması gerektiren bir süreçtir. Pratik yapmak en etkili yöntemdir. Beceriler en çok tekrar tekrar yapılarak kalıcı hale getirilir. Mesela bir çocuğun kendi yemeğini hazırlamayı öğrenebilmesi için nasıl yapıldığı konusunda sık sık annesinin göstermesi gerekir. Bu tekrarlar çocuğa yemek hazırlama becerisini tam olarak yerleştirecektir.

Çocuğunuz, yemeğini hazırlamasını sizin kontrolünüzde yapmasını sağlayarak doğru yönlendirebilirsiniz. Birçok kez tekrarlanması, beceri kazanmasında etkili olurken sizde onunla birlikte kendi yemeğinizi hazırlayarak birlikte yemeğe oturmak ona duyduğunuz güvenin göstergesi olacaktır, ayrıca onun hazırladığı yemeği överek, yaptıklarına devam etmesini sağlayabilirsiniz. Eksikliklerini güzel ve yumuşak bir lisanla anlatarak daha iyi yapmasını sağlarsınız. Takdir gören çocuk başarıya daha yakın olacağından öz güveni artacak ve böylece sorumluluk alma isteği de çoğalacaktır.

Çocuğunuza sorumluluk vermeniz onun bir işin nerede başlayıp nerede bittiğini anlamasını sağlayan en önemli araçtır. Böylece çocuğunuz bir şeyleri yaparken nasıl planlama ve zamanlama yapılacağını öğrenir, bu da yaşamında çok kıymetli bir öğretidir.

Bu bağlamada çocukların sorumluluklar almaları konusunda onları yönlendirmek, teşvik edici bir davranış sergilemek, başarıları karşısında onlara memnuniyetinizi hissettirmek anne-babaların görevleri arasındadır.