ÇOCUĞUNUZ TELEVİZYON KARŞISINDA YEMESİN!

Obezite yalnız yetişkinlerin değil çocukların da korkulu rüyası oldu. Bu yüzden obeziteye neden olan her türlü faktörü göz önünde bulundurarak yaşam şekli oluşturmak gerekiyor.

Çocukların büyüme dönemindeki yaptıkları birçok şey daha sonrasında alışkanlıkları haline dönmektedir. Bu alışkanlıkları pozitif yönde geliştirmek onlara ilerleyen yıllarda sağlıklı yaşam olarak dönecektir. Ama bazı alışkanlıklar vardır ki yaşamını sıkıntıya sokacak durumlara neden olabilir. Bunlardan biri de televizyon karşısında yemek yeme alışkanlığıdır. Obezitenin davetçisi olan bu davranışın oluşmaması için başta siz olmak üzere televizyon karşısında yemek yemeyi düşünmemeli ve yapmamalısınız.

Bebek veya çocukların özellikle de yemek yeme problemi olanların izlediklerine odaklandıklarından beslenme sorunu yaşatmadıklarından dolayı tercih edilen televizyon karşısında yedirme, uzmanlara göre ihtiyaçtan fazla gıda tüketime neden oluyor.

Yemek yemeğe başladıktan 15-20 dakika sonra tokluk hormonları uyarılır. Bu uyarının yapılmasına imkan tanımadan ardı ardına yenen gıdalar midenin genişleyip büyümesine sebep olmaktadır. Zaten çocukların büyüme ve gelişmede hayatlarının en hızlı dönemi olmasından dolayı televizyon karşısında beslenmeyi hayatlarının sonraki dönemlerine de taşıyorlar. Oysa bu süreçte kazandırılacak beslenme alışkanlığı onun tüm hayatını şekillendireceğinden, dikkat etmek gerekiyor.

Mümkün olduğu sürece anne sütüyle beslenen bebeğin endokrin hormonlarında problem olmaz. Bu da obezite oluşumunu önleyen bir faktördür. Bu kapsamda yine de fazla kilolu ve obez olan bebek ya da çocukların bu durumlarından sorumlu, yanlış beslenme alışkanlığı uygulayan ebeveynleridir. İhtiyaçlarından fazla besin tüketen çocukların kilolu olması kaçınılmaz olmaktadır.

Annesi, büyükannesi veya bakıcısı tarafından beslenen bebek ya da çocukların çıkardıkları zorluklar karşısında televizyondaki görsel şölenden destek alanlar çocuğa bu alışkanlığı bilinçli veya bilinçsiz olarak kazandırmış olmaktalar.  Reklamlardaki ya da çizgi filmlerdeki akıcı görsellere kapılan çocuklar yemek yemeyi kolaylaştırarak tercih sebebi haline getiriyorlar. Hatta bunu avantaj sayıp o kadar abartan anneler var ki çocuğun izlemekten keyif aldığı şeyleri kayıt altına alıp beslenmeleri sırasında bunları izleterek, yemek yedirmeyi kolaylaştırmak istiyorlar. Aslında bu oldukça tehlikeli bir durum. Gereksiz yere yemek yiyen çocuğun midesi oldukça büyüyerek obezitenin alt yapısına zemin oluşturuyor.

Organickid Ailesi..

ÇOCUĞUM YARIYIL TATİLİNİ NASIL GEÇİRMELİ?

Çocukların yarıyıl tatillerinin amacı biraz nefes alıp motivasyonlarını güçlendirmelerini sağlamaktır. Ebeveynler olarak sizden çok onların istek ve ihtiyaçlarının karşılanacağı zaman dilimi olmalıdır.

Yarıyıl tatili çocukların aileleriyle birlikte kaliteli zaman geçirmelerine vesile olacak, etkinlikler ve aktivitelerin yapıldığı bir sürece döndüğü zaman ikinci döneme başlandığında katkı sağlayan itici bir güce dönüşmektedir. Yoğun ders ve kurs programlarının negatif etkileri yerine çocukların duygusal gelişimlerini olumlu yönde etkileyen ve iletişimlerini güçlendirecek etkinliklerin tercih edilmesi gerektiğini belirten çocuk gelişimi uzmanlarına göre ailelerin yarıyıl tatilinde bazı noktalara özen göstermeleri öneriliyor. Dikkat edilmesi gereken unsurları sizler için araştırdık.

  • Tatil başlar başlamaz çocuğunuzun yapması gerekenleri sıralamayın:

Tatilin gelmesiyle çocuğunuza yenilikler sunmak adına arka arkaya etkinlikler listesi sunmayı denemeyin. Çocuğunuzun ilk birkaç gün nelere yöneleceğini gözlemleyin. İlgi duyduğu alanları keşfetmeye çalışarak onu bu konuda yönlendirip cesaretlendirin. Tabi ki bu serbest bırakma, onun sorumluluklarını bırakması gerektiği anlamına gelmemelidir. Her gün yapması gereken odasını toplamak gibi görevlerini ihmal etmek sorumsuzluğa neden olabilir.

  • Yarıyıl tatilinde çocuğunuzun kapasitesini keşfedin:

Anne baba olarak çocuğunuzun potansiyelini keşfetmek için harika bir fırsatınız var. Çocuktan çocuğa değişen öğrenme hızı ve modeli farklı olduğundan, çocuğunuzu akranlarıyla kıyaslamadan ilişkinizin olumsuz yönde etkilenmesine izin vermeyip onun görsel ve işitsel öğrenebilme potansiyelini gözlemleyebilir ve kendisinin de fark etmesini sağlayabilirsiniz. Uzun çalışma programlarından tatil nedeniyle kaçınmak doğru olacaktır.

  • Çocuğunuzun sosyal etkinliklerini ve yapması gerekenleri birlikte listeleyin:

Okul başarısı için bedenin rahatlamış ve zihnin aydınlık olması gerekliliğinden yola çıkacak olursak, tatil sürecindeki dinlenmenin önemi kendiliğinden ortaya çıkacaktır. Çocuğunuzla birlikte ilk dönemdeki eksiklikleri gidermek adına programlama yapmalı onunda fikrini alarak ona güvendiğinizi hissettirip kararları birlikte almalısınız.

  • Çocuğunuzun ödevlerindeki planlamaları beraber yapın:

Yarıyıl tatili çocuğunuzla aranızdaki uyumsuzluk ya da anlaşmazlıkları çözüme ulaştırabileceğiniz süreç olarak görebilirsiniz. Tatilde yapılması gereken ödevlerin planlaması çoğu kez ebeveynler tarafından yapılar ve çocuklar buna gönülsüz uymak zorunda bırakılır. Bu durum çocukta motivasyon düşüklüğü ve isteksizliğe sebep olur. Abartılı ve tek taraflı programlardan kaçınarak onunla birlikte ve ihtiyaca göre ders çalışma düzenlemesi yapabilir, pozitif yansımalarından faydalanabilirsiniz.

ANNE BABA OLMADAN ÖNCE STRESİ YENİN!

Her ebeveyn çocuklarına mükemmel anne baba olmak ister. Ama stresli insanlarsanız inanın ki çocuk sahibi olmak çok zor bir iştir. Hoş görülü tahammüllü ve iletişimi güçlü anne baba olduğunuzda bu görevi başarıyla sürdürüyorsunuz demektir.

Günümüz insanının iş temposu ve hayat şartları stres yüklemesi yaparken, kişileri de sabırsız ve tahammülsüz yapabilmektedir. Bunun yansımasında çocuğuyla iletişiminde sürekli ‘’haydi, çabuk’’ sözcükleri ön plana çıkıyorsa, bu maalesef ki doğru bir birliktelik sonucuna varamıyor. Aslında hangi ruh halinde olduğunuzu siz gizlemeye çalışsanız da çocuğunuz hemen anlıyor ve ilgiyi üzerine çekmek için türlü huysuzluklar içine girebiliyor.

Peki stresi yenmekte etkili yöntemler nelerdir?

  • Programlarınızın yoğunluğunu en aza indirin: Gerek iş gerekse özel hayatınızda gereğinden fazla sorumluluk almamaya gayret edin. Kısa süreçlere çok iş sıkıştırma huyunuzu terk ederek zamanınızı ve önceliklerinizi ailenize, özellikle de çocuklarınıza saklayın. Planlamalarınızı bu yönde kullanmaya gayret edin.
  • Uykunuzu düzene koyun: Stresi yenmenin en etkili yollarından biri düzenli uykudur. İyi uyumuş ve dinlenmiş bir vücudun tahammül gücü yüksektir.
  • Düzenli egzersizler yapın: Stresle baş edebilmede, entegre zincirlerinden biri de düzenli yapılan egzersizlerdir. Her gün 15 dakikalık egzersiz ile kortizon seviyenizi düşürebilir ve mutluluk hormonlarınızı devreye sokabilirsiniz. Hatta bu egzersizlerinize çocuklarınızı da dahil edip bunu fırsata çevirebilirsiniz.
  • Mükemmel olmaya çalışmayın: Sevgi ve mutluluğu öteleyecek ve zamanınızın büyük bölümünü çalacak mükemmel olma isteğinin oluşturduğu stres sizi zorlu bir anne baba yapabilir. Çocuğunuza karşı da mükemmel olmak zorunda değilsiniz. Sadece ona yeterli zaman ayırmalı ve kaliteli bir süreç yaşamalısınız. O sizi hatalarınızla ya da başarabildiklerinizle sevmeye çoktan razı ve hazırdır. Hiç kimse mükemmel olamaz ama sevecen, tahammüllü ve hoş görülü olabilir. Çocuğunuzla yavaş bir ses tonuyla ve olumlu olarak konuşmaya çalışın.

Tüm bunlara uyduğunuzda ve vakit ayırdığınızda stresinizin azaldığını fark edecek ve etrafınızın da buna uyum gösterdiğine şahit olacaksınız.

Organickid Ailesi..

 

ÇOCUKLARDA STRES ÖNLEME FORMÜLLERİ

Çocuklarda büyükler gibi stres ve endişe ile mücadele içinde olabilirler. Yetişkinlere göre bunlardan daha çok etkilenirler çünkü nasıl başa çıkmaları konusunda fikirleri yoktur. Bu nedenledir ki her zaman olduğu gibi en büyük yönlendiriciler anne ve babalardır.

 Çocuğunun stresle mücadelesinde nasıl bir rol oynayabilirsiniz:

  • Çocuğunuzu mükemmel olması için zorlamayın: Ne yazık ki mükemmel olma isteği yaşadığımız dünyanın bir gerçeği olmuş durumda. Çocuğunuza sık sık mükemmel olması gerekmediği yönünde telkinlerde bulunun. Ondan beklentilerinizin çok yüksek olduğu dile getirdiğiniz her an üzerindeki baskı artarak strese dönüşecektir. Hata yapmasına izin vererek bunun normal olduğunu vurgulamanız gerekir. Bu şekilde stres yapmasına engel olursunuz.
  • Pozitif yanlarını ön plana çıkarın: Çocuğunuzun başarılı ve doğru yaptığı durum ve davranışları olabildiği gibi, tam aksi de olabilir. Sürekli eleştirisel yorumlar yaptığınızda kendisini kötü hissedecek ve stres yüklemesini arttıracaktır. Negatif yönlerini değil de pozitif yönlerine odaklanmanız doğru olan davranış şeklidir.
  • Bırakın çocuğunuz korkuları ile yüzleşsin: Korkularla baş etmenin en doğru yolu tabii ki onlarla yüzleşmektir. Çocuğunuzun da sizin gibi korkuları sırasında strese maruz kalır. Bu nedenle korkularının üstüne gitmesi için onu cesaretlendirin. Stres ve kaygılarını zamanla yenecektir.
  • Çocuğunuzun başarılarını ödüllendirin: Çocuğunuzun herhangi bir başarısı karşısında ödüllendirerek onun mutlu hissetmesini sağlayın. Bu ödüllendirme maddesel değil sevgi yansımasıyla yapmalısınız. İçten sıkıca sarılmak sevginizi göstermenin, onu yanında olduğunuzu hissettirmenin en iyi yoludur. Böylelikle davranışlarını benimseyerek o yönde ilerleme kaydedecektir.
  • Çocuğunuzun uykusu düzenli olmalı: Vücudun gerek bedensel gerekse ruhsal ihtiyaçları için uykunun önemi tartışılmaz. Çocuğunuzun stresle baş edebilmesi için düzenli uykuya da ihtiyacı vardır. Uyku rutinine destek olarak güne zinde başlamasını sağlamalısınız. Düzenli uyku rahatlamasını sağlayarak güne hazırlanmasına yardımcı olacaktır.

Organickid Ailesi..

BEBEKLİ EVİN HİJYEN KOŞULLARI

Daha bebek doğmadan ebeveynlerin kaygıları arsına hijyen konusu yerleşiverir. Evde nasıl kurallar uygulanmalı, nelere dikkat etmeli, aman bebeği kimse öpmesin gibi konular havalarda uçuşur. Yaşanılan çevrenin etkileri, yetişkinlerde nasıl etkiliyse bebekte çok daha etkilidir.

Bebeğin doğumuyla birlikte evdeki trafiğin artması ebeveynleri telaşlandırarak hijyen kuralları abartılarak uygulanır. Mesela evcil hayvanı olan aile hemen ondan kurtulma yolları arar. En kuvvetli temizleyici ürünler kullanılır. Kapı pencere açmakta tereddüt yaşanır zira bebeğin üşüteceğinden korkulur. Adeta bebek fanusa konarak yaşatmaya çalışılır.

Bebeği hastalıklardan korumak için evdeki hijyen kurallarına dikkat ederken aşırıya kaçmamak gerekir. Çünkü aşırı hijyen koşullarının başka hastalıkların davetçisi olduğunu unutmamak gerekir. Yapılan araştırmalara göre astım gibi alerji hastalıklarının görülme sıklığının nedenleri arasında aşırı hijyen kuralları da yer almaktadır. Bu nedenle çocukları temiz hava ve doğal ortamlarda yetiştirilmeye çalışılmanın daha doğru olduğunu belirten uzmanlara göre dikkat edilmesi gereken ‘’doğru’’ hijyen kurallarını şöyle sıralamaktalar:

  • Hapşırma, öksürme ile havaya karışan mikroplarla ya da yiyeceklerin iyi yıkanmamasıyla veya ortak kullanılan eşyalara iyi yıkanmamış ellerle dokunulması sonucunda bulaşıcı hastalıklar bebeğe geçebilir. Bu nedenle ev, sık sık havalandırmalı ev halkının kişisel temizliğine dikkat etmesi gerekir.
  • Hasta kişilerle bebeğin teması önlenmelidir.
  • Evdeki eşyaların özellikle halı kilim gibi olanların toz tutmayanlardan seçilmesi önemlidir.
  • Evde yerlerin silinmesi rutin olarak yapılmalı, ağır kimyasal içeren temizleyicilerden kaçınarak sabun içerikli olanlar tercih edilmelidir.
  • Temiz su kullanmak son derece önemlidir.
  • Sebze ve meyveler çok iyi yıkanmalı ve et türü yiyeceklerle birlikte çok iyi pişirilmelidir. Paraziter hastalıkların bir kısmı iyi pişmemiş etler ve iyi yıkanmamış sebzelerden bulaşmaktadır.
  • Kıl kurdu gibi parazitler tırnak diplerinde taşınan yumurtalar, yüksek sıcaklıkta yıkanmamış iç çamaşırları ve çarşaflar ile bulaşabildiğinden bunlara çok dikkat etmek gerekir.
  • Bebeğinizin ya da çocuğunuzun tırnaklarını kısa kesmeye dikkat ederek el yıkama alışkanlığı kazandırın.
  • Çarşaf ve iç çamaşırlarını ütüleyerek mikrop barındırmasını önleyin.

Bu ve bunu gibi birçok detayın bulunduğu hijyen konusunu doğru uygulayarak bebeğinizin sağlığını garanti altına almalısınız.

Organickid Ailesi..

ÇOCUKLARA DOĞRU YEME ALIŞKANLIĞI KAZANDIRIN

Bebekliğin bitimiyle başlayan erken çocukluk döneminde kazandırılan birçok alışkanlık yaşam boyu devam etmektedir. Bu dönemde çocuğa alıştırılması gereken en önemli şeylerin başında doğru ve sağlıklı yeme alışkanlığı gelmelidir.

Çocuğunuza kazandırmayı düşündüğünüz doğru beslenme kurallarına sizin de ihtiyacınız varsa bunu fırsata çevirebilir, sizde yanlış beslenme şeklinden kurtulabilirsiniz. Daha önceki yazılarımızda da belirttiğimiz gibi çocuklara öğretmek istediklerinizi sözle değil onlara rol model olarak öğretmek en etkili yoldur. Çocukların önünde yemek seçer, sağlıksız gıdalarla beslenirseniz, siz istediğiniz kadar çocuğunuza onu yeme, bunlar sağlıksız diye uyarın inanın hiç fayda etmeyecektir. Çocuğunuzun her konuda olduğu gibi yemek yeme konusunda da doğru rol modellere ihtiyaçları vardır.

Ebeveynler olarak sizler, fırsat bulduğunuz her zaman çocuğunuzla birlikte yemek yemeyi hayatınıza kural olarak koymalısınız, günde en az bir sefer tüm aile masada toplanmaya çalışmalısınız.

Doğru beslenme konusunda yapabileceklerinizin başında çocuğunuza geniş ve sağlıklı ürün yelpazesi sunmanız gelmelidir. Sağlıklı içeriklerle oluşturulmuş çeşidi bol ve dengeli besinler ile gelişimini sürdürmesi çok önemlidir. Belki başlarda bazı yemeklere karşı tepkili olabilirler ama farklı sunumlarla kabullenmelerini sağlayabilirsiniz. Beslenmesinde gerekli tüm besinleri masada bulundurarak seçimi kendisine bırakmalısınız. Kendi seçimi olduğundan itiraz etmeyecek ve böylelikle dengeli beslenmesini sağlamış olacaksınız. Yeni yemekleri kabullenmesi için ona zaman tanıyarak deneyim kazanmasına izin vermelisiniz. Sonunda takdirlerinizle ve rol modelliğinizle doğru beslenme alışkanlığı elde etmede önemli bir aşama kaydedecektir.

Bir yaşından sonra masada ona da yer vermeli, onun kendi yemeğini yemesine fırsat tanımalısınız. Kaşık kullanmayı öğrenirken etrafa yemek sıçratmasına gözlerinizi yumarak destek vermelisiniz. Öğrenme faaliyetleri aşamasında göstereceğiniz sabır onların deneyimlerini arttırarak daha çabuk öğrenmesine vesile olacaktır. Yemeği ağzının dışında her yerde olabilir😊

Sağlıklı beslenme şeklini bir yaşam modeli haline getirebilmesi için en uygun dönem olan erken çocukluk dönemini ebeveynler olarak iyi değerlendirmeli, çocuğunuzun doğru yeme alışkanlığını kazanmasında belirleyici olmalısınız.