İNTERNET ÇOCUKLARA DOST MU DÜŞMAN MI?

Teknolojinin gelişiminin kolaylık ve rahatlık getirdiğini kimse gözardı edemez. Hayatımızın hemen hemen her alanında bizim yerimize planlayıp sürdürülebilen bir programlama yapabilen teknoloji daha doğrusu internet kullanımı, çocuklarımız için ne kadar doğru ne kadar yanlış. Zaman kazanmadan tutunda istenilen bilgiye anında ulaşmaya kadar her konuda büyük rahatlık ve kolaylık olan internet kullanımının nimetlerini arka arkaya sıralamak hiçde zor olmasa gerek.

İnternet hayatımızın neredeyse her evresinde var diyebiliriz, mesela isminiz arama motorunda yoksa sizinde yok sayıldığınız zaman diliminde yaşımaktayız. Veriye ulaşmak veya yeni bilgi edinmek anlamında hızlı ve sonsuz bir kaynak olan internet aynı zamanda kişinin kendini özgür hissettiği bir platform olarak çekiciliğiyle kişilerin başını döndürmüş durumda. Sanal ortamlar,  birçok kaygıdan uzak kendini ifade etme yada olduğundan çok farklı görünmede oldukça başarılı büyülü bir dünya olarak kötü emellere hizmet etmeye de uygun duruma dönüşebilmekte malesef.

Çocukları internetten ne kadar faydalandırabiliriz yada internetin negatif etkilerinden ne kadar uzak tatabiliriz, bu ince çizgiyi nasıl koruyabiliriz. Anne baba olarak bizi ne gibi görevler beklemekte, bunları bilmek gerekiyor.

İnternet bağımlılığının büyük sorun olarak karşımıza çıktığı günümüzde, çocuklarımızın karşılaşabileceği tehlikelerin farkında olmak ve bu konudaki bilincin onlara aktarımında istikrarlı olmak onları korumak anlamında bize çok fayda ve destek sağlayacaktır.

Sokak oyunlarının neredeyse unutulduğunu, bigisayar oyunlarının çocukları ele geçirip esir ettiğine hepimiz tanık oluyoruz. Ekran karşısındaki zamanlara  birde fast food yiyeceklerin eşlik ettiğini düşünürsek hareketsizliğin obeziteye davetiye çıkardığını tahmin zor değil. Fiziksel aktiviteleri ortadan kaldıran bu durum tehlikenin sadece ufak bir bölümü desek abartmış olmayız.

İnternet ortamındaki sosyal mecraların olası tehlike ve tuzaklarları, çocukları malesef ki ağlarına düşürebilmekteler. Tanımadıkları ve niyetlerini bilmedikleri kişilerle sosyalleşen çocuklar sanal ortamın dışına çıkıp bu gibi kişilerle gerçek hayattada iletişimlerini sürdürüp bir çok zarara yada onlar tarafından kötülüğe uğrayabilmekteler. Tacizden tutunda istenmeyen daha kötü durumlarla bile karşı karşıya kalabilmekteler.

Gün içerisinde birçok saatini internet başında geçiren, sosyal paylaşım ağlarında yada oyun sitelerinde zaman harcayan çocuklar derslerine de yeteri kadar ayıramamakta ve eğitimlerinden uzaklaşmaktadırlar. Aynı zamanda internet için ayrılan zaman yüzünden gerçek dünyada anti-sosyal bireyler olarak yetişmekteler.

Eve kapanan çocuklarımızın sosyal hayattan kopmasıyla psikolojileri de derin yara almaktadır. Şiddet içeren oyunların oynanamasının toplumsal yaşama olumsuz etkilerini unutmamak gerekir.

Anne baba olarak bize düşen görevlerin başında çocuğumuzla doğru ve yakın iletişim kurmak, onları bu tehlikeden uzak tutucu en önemli görevdir. Aynı evlerde farklı hayatlar sürülmesine izin vermemek gerekirken, çocuğum rahatsız olacak diye odasında uzak durmayı irdelemek gerekir.

Doğru iletişimin çözemeyeceği problemin olmadığına inananlardanız….

Organickid Ailesi.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s