ÇOCUKLARA HAYIR DİYEBİLMEK

Farkında mısınız; ebeveynlerin birçoğu çocuklarının isteklerine hayır kelimesini kullanmaktan kaçınıyor. ‘’Baba oyuncak tren istiyorum tamam oğlum, anne ben şimdi parka gitmek istiyorum olur kızım ‘’gibi diyalogları mutlaka duymuşsunuzdur. Hayır demekle çocuğunun travma yaşayacağını düşünen ebeveynler çocuklarıyla ilişkide zayıf duruma düşen taraf olmaktadırlar. Azla yetinmeyen çokla mutlu olmayan çocuklar yetiştirmek durumuna düşülmektedir .

Peki neden çocuklarımıza hayır diyemiyoruz?

Anne baba olarak çocukların isteklerini yerine getirmek istemek doğal bir durum olup eksik kalmasın arkadaşlarının yanında mahcup olmasın gibi düşüncelerle hareket edilmektedir. Her konuda olduğu gibi istekleri karşısında sınır olmadığı zaman ortaya söz geçirilemeyen bir çocuk profili çıkmış oluyor.

Ebeveynlerin yapması gereken hayır cevabının kötü olmadığının bilincini vermektir. Çocuğun isteklerine sınır koyulmalıdır. Her arzusunu yerine getirmek onun ruh sağlığına olumlu etkiler katmayacağının bilinmesi gerekir.

Çocuğunuza hayır kelimesinin doğallığı alıştırmalı ve sınırları konusunda anne baba olarak tutarlı bir tavır içinde olmalısınız. Bir konuda biriniz hayır diyorsa diğer kişi evet dememelisiniz. Ayrıca ailedeki anane dede gibi akrabalar tarafından şımartılan sürekli ona hediyeler alıp her isteğine evet diyen yaklaşımların önüne geçmelisiniz. Çünkü bu tür yaklaşımlar çocukta doyumsuzluk oluşmasına sebep olacaktır.

Çocuklara Hayır Demenin Yolları:

  • Anne baba olarak eve veya kendisine alınan herhengi birşeyin para karşılığında alındığı bilincinin çocuğa yerleştirilmesi gerekir.
  • Hayır kelimesini sık sık kullanarak buna alıştırmalısınız, kendisinin de hayır demeyi öğrenmesini, gerektiğinde kullanılmasını, bunun kötü olmadığını öğretmek gerekir.
  • Çocuğunuza beklemeyi öğretmelisiniz bunu başarabilmek için de sizden bir şey istediğinde işinizi bırakmayın beklemesini sağlayarak sabırlı olmasını . böylelikle her istediğine hemen ulaşamayacağını anlayacaktır.
  • Ona altından kalkabileceği sorumluluklar verin ve sonunda ödüllendirin, bunun sonucunda isteklerine kavuşabilmek için çaba sarf etmesini öğrenmiş olacaktır.
  • Herhangi bir şeyle uğraşması sırasında hemen yardımına koşmayın, mücadele etmeyi öğrenerek güçlü bir birey olarak yetişmesini katkıda bulunursunuz.
  • Küçük şeylerle mutlu olmayı öğrenebilmesi için isteklerini hemen yerine getirmek yerine bunun için çaba göstermesine tahammül etmelisiniz.
  • Başarılarını takdir ederken dozunu kaçırmamaya özen gösterin, fazla övgü olumsuz etki eder.
  • Çocuğunuzla iletişiminiz kuvvetli olmalı, onu mutlaka dinleyin, kurallarınızla onu boğmayarak her şeyin dozunu iyi ayarlayın.

BAHÇE VE TOPRAK İŞLERİYLE UĞRAŞAN ÇOCUKLAR

Avrupa’da yapılan bir araştırmaya göre bahçede toprak işleriyle uğraşan çocukların yaşıtlarına göre dahi zeki oldukları, problem çözme yeteneklerinin daha çok geliştiği sonucuna varılmış.

Meyve sebze eken onların yetiştirilme süreçlerini yaşayan çocukların daha başarılı oldukları, bir şeyler üretme duygusunun okul başarılarını da olumlu yönde etkilemesinin önemine vurgu yapılmıştır.

Bahçe toprak işleriyle uğraşan çocukların, sosyal konularda becerisi yüksek okuma ve yazmada matematik çözmede bahçe işleriyle uğraşmayanlara göre daha başarılı olmaktalar.

Çocuklar üzerinde yapılan araştırma için 1300 öğretmen gözlemci olarak görev yapmıştır. Öğretmenler toprakla uğraşıp üreten çocukların kelime hazinelerinin daha genişlediğini, gıda üretimiyle alakalı bilgilerinin geliştiğini matemetik yeteneklerinin açığa çıktığını ve özgüvenlerinin arttığını gözlemlemişler.

Çocukların bahçeyle uğraşmasından sonra uğradıkları bu olumlu değişime daha doğrusu birçok önemli gelişmelerin kaydına toprak sebep olmuştur. Çünkü toprakla uğraşmak  çocukların vücutlarındaki tüm negetif enerjiyi alarak daha akılcı düşünmeye yöneltmişve daha sağlılklı olmalarına imkan tanımıştır.

Çocukların toprakla iç içe olması ekmiş olduğu çiçeklerin harika görünümlerine şahit olması, yetiştirdiği sebze ve meyvelerin beğenilmesi onun kendi başına neler yapabileceği hakkında cesaretlendirici ve öz güven detekleyici olarak onu motive edecektir.

Ruh sağlığı açısından da toprak bahçe işleriyle uğraşmanın faydaları bilinen bir gerçektir. Her mevsim uğraşabileceği toprak strese karşıda oldukça etkilidir.

Teknolojinin birçok olumlu etkisinin yanısıra olumsuzluklarıda vardır, bunlardan biride insanın topraktan uzaklaşmış olmasıdır. Oysa toprak duygularımıza hitap eden bize duygu kontrolü imkanı tanıyan harika bir terapi aracıdır.

Bırakalım toprak, çamur çocuklarımızın duyguları açısından güçlenmesini sağlasın.Onlarıa şartlar elverdiğince toprakta birşeyler üretip heyecan yaşamasına imkan tanımak gerekir. Sonuçta her şey okulda değil bizzat deneyimlenerek öğrenilir mootosundan yola çıkarak çocuklarımızın negatif duygularını toprağa bırakmasına olanak yaratmalıyız.

Mutlu çocuklar mutlu yarınların teminatıdır.

Organickid Ailesi

BEBEKLER NEDEN AĞLAR?

Tüm canlıların içinde yalnızca insan yavrusu tam olgunlaşmadan anne karnından çıkar. Bebek beyni henüz gelişme sürecinde olduğundan tek başına üstesinden gelemediği bedensel ihtiyaçlarının karşılanmasında sizden yardım isteme şekli ağlamayla mümkün olur.

Bebekler ihtiyacı olan her konu için ağlamaya programlanmış minik sevimli canlılardır. Örneğin bir hayvan yavrusunun ağladığına şahit olan yoktur. Bebeklerin ağlamasının birçok nedeni olabilir. Ciğerlerini geliştirmek için ağlamasından tutun da sizi kontrol etmek ya da gazından rahatsız olmasına kadar birçok sebebi olabilir. Onu birşeylerin rahatsız ettiğinin mesajı ağlama yoluyla verilir.

Bebekler birçok açıdan farklı canlılardır. Fiziksel görünüşlerinden işletim sistemlerine varana kadar yetişkinlerden farklıdırlar. Mesele yetişkin bir insanın ağlama nedeni ile bir bebeğin ağlamasının sebebi birbirinden çok farklı olabilmektedir.

Bebekler için ifade şekli; beyazla siyah arasında gidip gelir arada gri alan yoktur. Keyifli sevinçli karnı tok gazı yoksa mutludur gülücükler dağıtır bu onun beyazıdır. Sıkıntılı huzursuz aç ya da gazı varsa bu durum onun silahıdır ve ağlama seremonisi başlayacaktır demektir. 🙂

Yeni doğmuş bir bebeğin ağlama nedeninin başında yeteri kadar süt alamıyor olması gelir. Kuvvetli emme içgüdüsüyle dünyaya gelen bebek karnı tok olsa dahi emme refleksiyle tatmin olmak ister. Memeden ya da emmeden uzak kalan bebeğin başvuracağı çözüm yöntemi ağlamadır.

Ağlayan yeni doğmuş bebeğin o kadar çok ağlama nedeni vardır ki; gaz sancısı belki de en son neden olabilir. Bunun için hemen ilaca sarılmak yerine karnını iyice doyurmak daha doğru olacaktır.

Bebeğin emme sırasındaki ısrarlı ağlaması çok fazla hava yuttuğu ve bu sebeple gazlandığı anlamına gelir. Barsakları hareketlenir ve sancılı bir durumu oluşur. Bu yutulan havanın çıkarılması bebeği rahatlatarak sakinleştirir. Hatta gazı çıkarıldıktan sonra karnı sıcak tutulup ısıtılırsa daha da rahatlayacak ağlamayı kesecektir.

Özellikle bebeğin doğumundan sonraki ilk aylarında ağladıkları her zaman yanlarında olmak gerekir. Yeni doğmuş bir bebeğin ağlamayla kaybettiği kontrolünü yeniden bulabilmesi için size ihtiyacı vardır. Sizin onu sakinleştirmeniz ve olası ihtiyaçlarına cevap vermeniz gerekmektedir.

GEREĞİNDEN FAZLA VİTAMİN ÇOCUĞUNUZA ZARAR VERİYOR

Vücudun normal işlevlerini sürdürebilmeleri için vitaminler önemli ve gereklidir. Bir insanın her yaş döneminde vitamine ihtiyacı vardır ve bunları farklı besinlerden kolaylıkla karşılayabilir.

Gelişimi düzgün ve gerektiği gibi olan çocukların yeterli ve dengeli beslenmesiyle dışarıdan takviye vitamin almasına ayrıca ihtiyacı yoktur. Vitaminler, sadece meyve ve sebzelerde değil doğadaki tüm besinlerde az veya çok bulunur. Çocuğun her türlü besin gurubundan tüketerek sağlılklı bir şekilde büyümesi mümkündür.

Çocukların yeterli ve dengeli büyümesi bazen hiç de kolay olmamaktadır. Bazı çocuklar çok iştahsız, bazıları çok seçici, bazıları ise belli gıdaları hiç almamakta çok ısrarcı olabilmekteler. Bazı çocuklar da dengesiz beslenebilmekte ve bunun sonucunda gelişimleri yaşıtlarından geriye düşebilmektedir. Böyle çocuklar için vitamin takviyesi yapılması gerekir. Şurup ya da tablet şeklinde alınabilen vitamin dozlarının dikkatli verilmesi mutlaka doktorun uygun gördüğü miktara uyulması gerekir.

Yüksek dozda verilen vitaminlerin tahminlerin ötesinde zarar vereceğini, ebeveynlerin buna çok dikkat etmeleri gerektiğini belirtmek isteriz. Çocuğa ihtiyacından fazla verilen vitamin; kalp, böbrek, mide gibi yumuşak dokuda kireçlenmeden böbrek taşlarına karaciğer ve dalağın büyümesinden cildin kuruyup çatlamasına kadar pek çok önemli sağlık sorunlarına yol açabilmektedir. Bu nedenle doktora danışmadan vereceğiniz vitamin dozuna kendiniz karar vermeyiniz.

Hangi vitaminin fazlalığı çocukta nelere yol açabilir;

A Vitamini fazlalığı:

Dokularda biriken fazla A Vitamini aşırı iştahsızlık yavaş büyüme cildin sararıp kuruyarak çatlaması karaciğer ve dalağın büyümesi uzun kemiklerde ağrı artan kafa içi basıncı ile kellik gibi sorunlara yol açabilir.

D Vitamini fazlalığı:

D Vitaminin fazlalığı; vücutta birikerek toksik etkiye dönüşür. Bunun sonucunda ise çocuk ishal kilo kaybı sık çiş yapma böbrek taşı gece fazla idrar yapma, kalp, böbrek, kan damarları, bronş ile mide gibi yumuşak dokularda kalsiyum birikimine bağlı kireçleme gibi sağlık sorunlarıyla karşılaşabilmektedir.

E Vitamini fazlalığı:

Yüksek dozdaki E Vitamini bağışıklık sistemi hastalıkları tetikleyebilir.

K Vitamini fazlalığı:

İhtiyaç fazlası K Vitamini kansızlık ve sarılık gibi sorunlara yol açabilmektedir.

Sağlıklı nesiller büyütebilmek dileği ile

Organickid Ailesi..

ÇOCUĞUMLA SOHBET EDEMİYORUM!

Çocuklarla sohbet etmek sanılanın aksine zor bir iştir. Sohbete bir yetişkin olarak neresinden başlayacağımız konusunda çoğu zaman zorlanırız. Çocuğun sohbet etmek istemeyişi hele de tek kelimelik cevapları, sohbet etmek isteyen anne ya da babada çaresizlik yada buna benzer negatif bir his uyandırabilir.

Bazen de durum tam aksi yönde cereyan eder, hiç durmadan konuşan çocuğa karşı siz müsait olmadığınızdan zamanlar bir şeyler anlatmaya, siz iş yaparken etrafınıza dönmeye başlarlar.

Onların bu çabalarının tek bir açıklaması vardır o da sizinle konuşmaya ihtiyaçları olduğudur. Fakat siz konuşmayı başlattığınızda ise savunma pozisyonuna geçerek cevap verirler. Tabi ki bu durumu önleyecek davranış ve yaklaşımlar vardır. Bunlara dikkat ederek çocuklarla doğru iletişim kurulup onlarıın kendini rahat ifade edebileceği ortam yaratmak mümkündür.

Çocuğunuzla sohbet edebilmek için dikkat edilmesi gerekenler:

1-Doğru zaman dilimini seçmek

Sohbet için doğru zamanı belirlemek sohbetin verimliliği açısından çok önemlidir. Yorgun olmadığı keyifli ve konuşmaya açık olduğu zaman sohbet etmek, devamını isteyeceği anlamını taşır. Sıkışık, bir şeyler yetiştirmeye çalıştığı yada yorgun veya keyifsiz olduğu zamanlarda konuşmakta ısrarcı olmak onun kaçamak baştan savmacı bir tutum almasına yol açacağı gibi odaklanmasını da engelleyecektir.

2- Çocuğunuzun Duygularına karşı hassas yaklaşın 

Sohbete başlar başlamaz onun duygularıyla ilgili konuşmak, yorum yapmak son derece yanlış olur. Sonda söylemenizi başta söylemek gibi etki yaparak sohbeti kesintiye uğratır. Çocuğa sinirli misin, iyi misin, nasıl hissediyorsun kendini gibi sorular sorarak savunmaya geçmesine sebep olarak erken yorum yapmış olursunuz. Onun anlatmak istedikleri karşısında kafasını karıştırarak asıl söylemek istediklerinden uzaklaştırırsınız. Bırakın konuşsun yorum yapmadan sonuna kadar dinleyin. Sohbetin sonun da duygularını incitmeyecek yorumlar yapabilir , sizinle konuşmanın onu  rahatlatmasını sağlayabilirsiniz.

3-Sohbeti sorgulamaya dönüştürmeyin

 Sohbete başladığınızda sürekli sorular sorarak onu sıkmayın. Evet hayırlı cevaplar yerine ucu açık cümlelerle sanki soru sormuyor gibi yapıp sohbet tadında onu konuşturabilirsiniz. Paylaşımcı olmak kendinizden bir şeyler katmak onu sorguda değilde sohbette hissettireceğinden keyif almasını sağlar.Bende bunun gibi şöyle şöyle yaşamıştım diyerek becerinizi kullanıp, anınızı paylaşmak sohbetin kalitesini artıracağı gibi onu sohbetin ortasına çekecektir. Böylelikle sohbetin gideceği yönü belirlemek, o farkına varmadan sizin elinizde olacaktır.

Keyifli sohbetler dileği ile…

Organickid Ailesi.