BABAYLA İLETİŞİM VE ÇOCUKTAKİ ÖNEMİ

Bebeğin hayatınıza katılacağını öğrenildiği andan itibaren anneler daha aktif rol oynasa da bu meşakkatli yolda babanın desteği ve bebeğin oluşacak kişiliğine etkisi çok büyüktür. Annenin yapacağı ne kadar çok şey varsa, babanın da sorumluluğu aynı düzeydedir ve bebeğin sağlıklı bir birey olarak yetişmesi için bu sorumluluğun paylaşılması gerekmektedir.

Bebeğiniz doğduğu andan itibaren, sadece sizi izler, sizi gözlemler ve zamanla edindiği gözlemleri kendi hayatına yansıtır, yani sizi taklit eder. Erken çocukluk döneminden itibaren daha net gözlemleyeceğiniz bu taklit davranışlar, daha sonraki yıllar için bebeğinizin kişiliğinin temelini oluşturacaktır. Bu nedenle anne babanın davranışları ve birbirine karşı olan sorumlulukları çok büyük önem taşımaktadır.

Baba – çocuk ilişkisi neden önemlidir?

Çocuğunuzun sağlıklı bir benlik algısı geliştirmesi açısından babasıyla olan ilişkisi çok önemlidir. Kendisini “güçlüyüm, akıllıyım, değerliyim, önemliyim” diye adlandırabilmesi için babasıyla düzgün bir ilişki kurabilmesi gerekir. Baba, çocuğun kendine ve dünyaya olan güven duygusunun gelişmesinde büyük bir öneme sahiptir. Güven ve sevgi üzerine kurulu bir baba çocuk ilişkisi, çocuğun girişimci, kendine güvenen, dürüst ve merhametli bir birey olmasını sağlar.

Babasıyla yakın ve kaliteli ilişkisi bulunan çocukların, zihinsel gelişimlerinin ve başarılarının diğer çocuklara göre çok daha yüksek değerlerde olduğu, yapılan akademik çalışmalarla kanıtlanmıştır. Dil gelişimi, problem çözme yeteneği gibi bilişsel becerilerin yanında babanın dürüst bir kişilik sergilemesi de çocuğun sosyal becerilerinin gelişimi açısından oldukça önemlidir.

Etkin babalık yapan babaların çocukları, arkadaş ilişkilerinde daha az sorun yaşamakta, kolay arkadaş edinmekte, sosyal becerileri daha çabuk öğrenmekte ve kullanmaktadır. Babalarıyla erken dönemde yakın ve iyi ilişkiler geliştiren çocukların kendilerine güvenli, etraflarında olan bitenleri araştıran, sorgulayan ve büyüdükçe daha iyi sosyal ilişkiler kuran çocuklar olduğu da kanıtlanmıştır.

Babasıyla iyi ilişkiler içinde olan bir kız çocuğunun özsaygısı ve özgüveni artacaktır. Babasıyla kurduğu kaliteli ve sağlıklı ilişki kız çocuklarının ileriki yaşantılarında erkeklerle kuracağı ilişkide yol gösterecek ve kendine güvenli, kendini erkeklerle ilişkide ifade edebilen, isteklerini, sınırlarını ortaya koyabilen bir kişilik geliştirmesine destek olacaktır. Öte yandan erkek çocuklarının babalarıyla kurduğu ilişkinin sağlıklı olması erkek rol modelini yaşaması anlamına gelir. Bu model kadınlarla ilişkiden, sorun çözme, duygularını göstermeye kadar birçok alanda örnekler sunar.

Mutlu bir aile hayatı dileğimizle!

BEBEĞİNİZİN İLK ADIMLARI VE İLK AYAKKABI SEÇİMİ

Aile takviminizde önemli bir gündür bebeğinizin ilk adımını attığı gün. Büyükanneler, büyükbabalar, amcalar, teyzeler, dayılar bir araya gelip kutlama yaparlar. Ama herkesten çok anne baba heyecanlıdır. Bebekleri ilk adımı atmıştır. Artık dünyaya karşı maraton başlamıştır. Bugüne kadar, küçük ayaklarını sıcacık tutmak için aldığınız ya da uykusuz kalıp ördüğünüz patiklerin yerini artık gerçek ayakkabıların alacak olması düşüncesi bile sizi heyecanlandırmaya yeter.

Peki, nasıl bir ayakkabı alacağınız konusunda nasıl bir yol izleyeceğinizi, neye göre seçeceğinizi biliyor musunuz? Bu yazımızda minik bebeğinize ilk ayakkabısını seçebilmeniz için bilgiler bulacaksınız;

Aklınıza ilk gelen, ilk adımına yakışır şıklıkta ve yumuşaklıkta olması olabilir. Ancak ayakkabının şık olmasından öte sağlıklı olmasına dikkat etmeniz gerekir. Uzmanlar, ilk adımlarını atan bebeklerin hemen ayakkabıya hapsedilmemesi görüşündeler. Minicik ayakların kum ya da halı gibi yumuşak zeminlere yalınayak basmasında bir sakınca olmadığı gibi uzmanlar yeri hissetmesi gerektiği görüşündeler. Burada dikkat etmeniz gereken tek nokta, bebeğinizin bastığı zeminin ısısı, temizliği ya da yüzeyin düzgün ve pürüzsüzlüğüne dikkat etmenizdir. Evin içinde yalınayak yürümesi, yürümeyi öğrenebilmesi ve sağlam basabilmesi için ilk tavsiye edilendir. Ama dışarı çıktığında ayakkabı giymesi şart.

Peki, bu ayakkabıda olması gereken özellikler neler?

Bebeğinizin ayakkabısını alırken dikkat emeniz gereken ilk konu yumuşak ve esnek olmasıdır. Bu özellikler ile bebeğinizin dengesini kurabilmesine yardımcı olmuş olursunuz. Topuk kısmında kaymayı önleyici tarzda bir kısım olması tercih sebeplerinden biridir. Yüksek bilek desteği olan bot tarzı ayakkabıları almanıza gerek yoktur, ama ille de almak isterseniz bebeğinizin bu ayakkabı içinde iken ayağını ve ayak bileğini rahat hareket ettirebildiğinden emin olmalısınız.

Ayakkabının ayağı sıkmaması, hava alması, bebeğinizin ayağını serin, rahat ve kuru tutması çok önemlidir. Alerji yapmayan, tahriş etmeyen dokusunun olmasına dikkat etmenizi tavsiye ederiz.

 Şunlara dikkat etmeyi unutmayın;

Bebeğinize ayakkabıyı giydirirken zorlayıcı manevralardan kaçınmalısınız, bu evrede bebeğinizin ayak bileğini incitebileceğinizi unutmayın.

Ayakkabı alınırken mutlaka denenmelidir, birkaç adım attırarak rahat edip etmediğini yüz ifadesine bakarak anlayabilirsiniz. Bu deneme işleminden sonra ayakkabıyı çıkarıp ayakta iz yapıp yapmadığına, kızarıklık oluşturup oluşturmadığına dikkat etmelisiniz.

Topuk arkasında çekecek girecek kadar mesafe kalmasına dikkat etmeniz gerekir. Yalnız bu mesafe, bebeğinizin yürürken ayağının ayakkabı içinde kaymasına sebep olacak kadar büyük olmamalıdır.

Son olarak, zor takılıp çıkarılan tokalı modellerden ziyade yumuşak ve çırçırtlı modelleri tercih etmenizi öneririz.

Mutlu yolculuklara keyifli adımlar…

EVDE OYNANABİLECEK OYUNLAR

Çocuğunuzla birlikte oyun oynamak, onun zihinsel ve bilişsel becerilerinin artması için büyük öneme sahiptir. Küçük yaşlardan itibaren anne – babasıyla geçireceği kaliteli zaman çok önemlidir. Özellikle 0-3 yaşlarındaki çocukların ailedeki yeri, yaşamı için çok önemlidir. Karakterinin oluştuğu, yaşama dair temelin atıldığı bu yaşlarda ailesiyle geçireceği keyifli zamanlar sayesinde sağlam bir temel atılması gerekir. Bu yazımızda yaşa göre oyunları toparlamaya çalıştık;

0-1 yaş arası oynanabilecek oyunlar;

Makara oyunu; Bebeğinizin ellerini önde tutun ve birbiri çevresinde yün sarar gibi çevirin, sonra tersine döndürülür. Bu arada “sar sar sar makarayı, çöz çöz çöz makarayı” kelimeleri söylenir.

Beşi sana, beş bana oyunu; Bebeğinizin bir elini açın, kendine doğru çevirin, bu esnada beş parmağını açarak “beşi sana” deyip bebeğinizin elini ona gösterin. Sonra elini kendinize doğru çevirin ve “beşi bana” deyip elini göğsünüze değdirin.

Hani bana oyunu; Beş parmağını göstererek “beş minik kardeş varmış” diye hikâyeye başlayın. Bir gün biri ava gitmiş, bir kuş görmüş, biri tutmuş, biri temizlemiş, biri pişirmiş, biri yemiş, bu da “hani bana, hani bana” demiş. “Yok sana, yok sana” demişler, “o da ben de gider ararım” demiş. deyip onu gıdıklamaya başlayın.

1-2 yaş arası oynanabilecek oyunlar;

Bu yaş aralığında sevdiği bir müzik eşliğinde birlikte dans edebilirsiniz. Yerde karşılıklı oturarak birbirinize top yuvarlayabilirsiniz. Birbiri içine geçebilen, büyükten küçüğe halkaları geçirebileceği çeşitli geometrik şekilli oyuncaklar alabilir ve bunları birlikte yerleştirebilirsiniz. Az sayfalı ve büyük resimli hikaye kitaplarını ona okuyabilir ve okuduğunuz sırada dokunmasına izin verebilirsiniz. Sevdiği bir oyuncağını saklayarak bulmasına sevk edebilirsiniz.

2-3 yaş arası oynanabilecek oyunlar;

Müzikle zıplama oyunu; Çocuğunuz bu yaş aralığında ise ailecek oynanabilecek oyunlar başlıyor demektir. En keyiflisi ailece sevilen bir müzik açmak, müzik çalarken zıplamak ve müzik durduğunda yere oturup bağdaş kurmaktır. Bağdaş kurmada sona kalan oyundan çıkar. Tek önerimiz, çocuğunuzdan hızlı olmamanız J

Mandal oyunu; Renkli mandalları renklerine göre ayırın. Her bir kümeden birer tane alıp çocuğunuza verin ve ait oldukları yere koymasını isteyin. Her defasında da hangi renk ise sesli olarak onu tekrarlayın.

Oyuncak saklama oyunu; Oyuncakları saklayıp birlikte arayabilirsiniz. Bu esnada “rafın üstünde yokmuş demek ki” gibi ifadeleri sürekli tekrarlayarak zıt kavramları öğrenmesini sağlayabilirsiniz.

Legolar – bloklar ile oyunu; Lego ya da bloklar ile oyun oynamak çocuğunuzun nesneleri tanılama ve dikkat yetilerini geliştirmesi için çok önemlidir. Üretkenliğine ve hayal gücüne katkıda bulunur.

El gölge oyunları; Akşamları loş ışıklı bir ortam ile masal anlatıp hikâyede geçen figürleri duvara yansıtan el hareketleri ile anlatabilirsiniz. Hayal gücünü ve dikkat yeteneğini artıracak bu etkinlikten ailece keyif alacaksınız.

BEBEĞİNİZİN KENDİ KENDİNE ÖĞRENMESİNE İZİN VERİN!

Hayatımızın neşesi dünyaya geldiği andan itibaren her şeyi onun yerine düşünmek, olası sorunları henüz baş göstermeden önce ortadan kaldırmak, 1 hafta sonrasında bile ona ne yedireceğimizi düşünmek gibi şeyleri yapmaya başlarız. İstemsiz bir şeydir, önünü alamazsınız. Ta ki, biri size dur diyene kadar!

Durun!

Durun, çünkü yaptığınız doğru değil! Çocuğunuzun kendi başına yetebilecek bir birey haline gelmesi, doğruyu yanlışı, acıyı tatlıyı, sıcağı soğuğu, geceyi gündüzü kısacası hayatı öğrenebilmesi için bazı şeyleri kendi başına yapması gerekiyor. Hata yapmalı, doğruyu fark etmeli, bir sonraki sefer kendi başına deneyimlediği doğru yolu seçmesine izin vermelisiniz.

O sizin değil, siz O’nu hayata getiren, ne zaman ihtiyacı olursa olsun elinizdeki tüm kaynaklarla yanında olabileceğiniz, koşulsuz ve karşılıksız bir hayranısınız. O istemedikçe ona yardım etmeniz demek, bebeğinizi “hazırcı” bir kişiliğe doğru itmeniz demektir.

Kendi kendine yemek yemesini öğrenmesi;

Bebeğiniz 8. Aya geldiğinde artık bu kendi kendine yemek yemeye başlayabilir. Anne – baba yemek yerken, bebeğin de mama sandalyesi ile masanın yanına konulması ve mama sandalyesine az miktarda maması ve kaşığını önüne koyun. Bebekler, çok iyi gözlemci ve taklitçilerdir. Sizi, nasıl çiğnediğinizi, çatal bıçak hareketlerinizi izler ve kaydederler. Bu evre kolay olmayacaktır elbette, kimi zaman mamasını avuçlamak isteyecek, kimi zaman kaşığı sadece mama sandalyesine vurup ses çıkarsa da, bunlara dayanmanız gerekli, sabırlı olun.

Kendi kendine uyumayı öğrenmesi;

Bebeğiniz 6. Aydan sonra kendi başına uyuyabilmeli, diyor uzmanlar.  Bunu yapabilmek de zor değil aslında, sadece sabırla aynı şeyleri belli bir müddet yapmayı gerektiriyor. Yani, bebeğinizi uykuya hazırlayan, uyku zamanının geldiğinin sinyalini veren bir rutin oluşturmanız gerekiyor. Örneğin, masal okumak, sarılmak, banyo yaptırmak gibi. Gece beslenmelerinin yerine, bebeğinizin sırtını sıvazlamak, hafif hafif pışpışlamak gibi yöntemleri her gece devam ettirmelisiniz. Burada önemli olan, uykuya dalmadan önce yatağına koymanızdır. Sesini duyabileceğiniz yakınlıkta ama farklı odalarda olmanız çok önemli. Düzenli olarak bebeğinizin yanına gidin, kucağınıza almadan, sallamadan ve yemek yedirmeden sadece sesinizi duyabileceği bir şekilde sakin sakin konuşun, karnını veya poposunu okşayın. Bu ziyaretlerin süresi 2-3 dakikayı geçmemeli. Bu rutine alıştırmak zor gibi gelse de, alışınca çok rahatlayacağınıza emin olabilirsiniz.

Önemli olan, kendi kendine yetebilen bireyler yetiştirebilmek!

Mutlu yarınlar!

Enerji Yumağı: Ev Yapımı Granola Bar Tarifi

Bugünkü yazımız hem çocuklara hem büyüklere özel!

İster yoğun bir hayat telaşı içinde olun ister çocuğunuzun gün içindeki enerjisini düşürmemek için neler yapabileceğinizi düşünün, bu tarif tam size ve sağlığınıza göre.

Sağlıklı atıştırmalar listemizin ilk sıralarında yer alan Granola Bar lezzetini evinizde yaparak ister kendinizin ister çocuğunuzun günlük hayattaki enerji ihtiyacını sağlıklı bir şekilde karşılayabilirsiniz.

Tamamen katkısız ve organik bir atıştırmalık olan Granola Bar’ ın içerdiği tahıl, yağlı tohum ve meyveler ile doğal bir enerji alacaksınız. Üstelik içeriğindeki tahıldaki yüksek lif ile diyet yapanlar için uzun süre tok tutması ve açlığı hissettirmeyecek derecede yüksek enerji içermesi nedeniyle de ideal bir enerji deposu özelliğinde.

Yapay ve işlenmiş şekerden uzak, tatlı krizlerine birebir, çocukların da ihtiyacı olan günlük enerji ihtiyacını sağlıklı bir şekilde karşılamanızı sağlayacak olan Granola Bar tarifi için detaylar ise şöyle;

Neler gerekli?

10-15 adet fındık

5-6 adet ceviz

1 adet muz

1 adet elma

10-15 adet badem

3/4 çay bardağı ay çekirdeği içi

1 su bardağı yulaf

1/4 su bardağı pekmez

2-3 yemek kaşığı bal

Peki, nasıl hazırlanıyor?

Hazırlanışı oldukça kolay.

Ceviz, badem ve fındığı rondodan geçip bir kâseye alın. Yulaf ve ay çekirdekleri ile birlikte iyice karıştırın.

Büyükçe bir muzu küçük küçük parçalar halinde doğrayarak bir kaba alın. Elmayı da rendeleyip suyunu sıkarak aynı kaba ilave edin. (Elma suyunu minik yavrunuza içirebilirsiniz, elma suyunun mucizeleri saymakla bitmez.) Bu kaba bir de pekmez ve balı eklemelisiniz.

Kuru malzemeleri (ceviz, badem, fındık, yulaf ve ay çekirdekleri) ve meyveleri birleştirerek iyice karıştırın. İstediğiniz şekilleri vererek yağlı bir kâğıda yerleştirin. Daha önceden hazırladığınız 150 derecede ısıtılmış fırına atın. Piştikten sonra soğuyunca da afiyetle yiyin. Bizimle de yorumlarınızı paylaşın.

Afiyet olsun!

 

ANNE ADAYLARINA YAZ ÖNERİLERİ!

Karnınızda minik meleğinizi hissettiğiniz andan itibaren serüven başlıyor. Hem eşler için, hem yakın çevre için yeni bir dünyanın kapıları aralanıyor. Her adımında heyecanın arttığı bu konu, en çok 9 aylık süreyi bebeğiyle birlikte geçiren anne için zor. Özellikle yaz aylarında yaşanan hamileliklerde sıcağın etkisi ile anne adaylarının dikkat etmesi gereken konular artıyor. Bu yazımızda, yaz dönemi hamileliği yaşayan anne adaylarının nelere dikkat etmesi gerektiğini toparladık;

Sıcakla baş etmek;

Yaz aylarının en büyük sıkıntısı olan sıcak, herkes kadar gebeler için de ciddi riskler taşıyor. Uzun süre güneş altında kalmamak ya da sıcak havalarda uzun süre ayakta kalmamak çok önemli. Vücut ısısının yükselmesine engel olabilmek için baş ve boyun bölgesi sıklıkla ıslatılmalıdır. Her ne kadar D vitamini önemli olsa da 11:00 – 16:00 saatleri arasında dışarıda olmamaya özen göstermelisiniz. Dışarıda iseniz, gölgede ve serinde olmaya dikkat etmelisiniz.

Uyku sorunlarını çözmek;

Sıcaktan dolayı, anne adayları da herkes gibi uyku problemi yaşayabilirler. Fakat gebelerin dikkat etmesi gereken konu, rahat uyuyabilmek için yatmadan en az 3 saat önce yemek yemeye son vermektir. Uyku sorunlarının haricinde birçok probleme yol açabilecek kahve ve kola benzeri içeceklerden uzak olmanız da önemli.

Hijyen;

Özellikle yüzme sporu, anne adayları için çok rahatlatıcı ve sıcaklara birebir. Fakat bir kadın gebeliğinde, hijyen açısından daha büyük risk altında olduğundan, serinlemek için havuz yerine denizi tercih etmelidir. Denizde ise, suya dalmadan, boy hizasını geçmeyecek şekilde yüzmek anne adayının sağlığı açısından büyük önem taşımakta. Anne adaylarının yalnız yüzmemesi de dikkat edilecek ayrı bir nokta, denizde oluşabilecek kramp gibi sağlık sorunları açısından yalnız olmamakta fayda var. Islak mayo ile durmamaya önem vermelisiniz.

Su ve beslenme;

Su, her canlı gibi gebeler için de yazın elden düşmemesi gereken tek şey! Bol su içerek gebelerin kâbusu olan kabızlık, idrar yolu enfeksiyonundan tutun düşük riskine kadar birçok konuyu önlemiş olursunuz. Meyve ve sebze yemeklerine ağırlık verilmeli, az yağlı yemekler tercih edilmelidir. Bunun yanı sıra et, süt ve yoğurt gibi protein alımlarını da ihmal etmemek gerekir. Baharatlı besinlerden uzak durulmalıdır.