YENİ YIL İÇİN YARATICI ÇOCUK LEZZETLERİ

Yeni yıl kutlamaları için hazırlıklar başlamışken, çocuğunuzla keyifli bir yeni yıla hazırlık haftası geçirmek için lezzetli seçeneklerden yararlanabilirsiniz. Çocukların çoğu, mutfakta vakit geçirmeye bayılır. Onlar için meyveler, hamurlar, kremalar eşsiz bir hayal gücü ile şekilden şekle sokulabilecek materyallerdir. Sağlıklı malzemeler seçerek oluşturabileceğiniz tariflerle, siz de yeni yılın mutlu havasını küçük gurmenizle neşe içinde karşılayabilirsiniz.

Bu öneriler, hem anne-çocuk birlikteliği ile ortaya bir ürün koymanın keyfini sonuna kadar çıkarmanız için fırsat yaratacak hem de ister yeni yıl öncesinde isterseniz de yeni yıl sofrasında çocuğunuz için lezzetli alternatifler sunmanızı sağlayacak. Bu yaratıcı önerileri dilerseniz yeni yıl sofranızı birlikte paylaştığınız misafirleriniz için de hazırlayabilirsiniz.

Meyvelerden yılbaşı ağacı

meyve

İhtiyacınız olan tek şey sadece yeni yıl renklerine uygun meyveler! Çocuğunuzla birlikte bu meyveleri uygun şekillerde dilimleyin ve geniş bir tabağa yeni yıl ağacı formunda yayın. İsterseniz ağaç formuna ek olarak çocuğunuzun ismini de bu şekilde oluşturarak keyfi ikiye katlayabilirsiniz!

Geyik lolipoplar

geyik

Kalınca kestiğiniz muz dilimlerini plastik çubuklara takın ve birçok yerden kolayca edinebileceğiniz organik çikolata tariflerinden birini hazırlayın. Muzları çikolataların içine batırıp akışkanlığını kaybedene kadar soğutun. Tamamen donmadan, üzerini açık renkli kuru meyveler veya krema ile süsleyin ve pretzel krakerlerden geyik boynuzlarını yerleştirin. Daha sonra Noel Baba’nın en büyük yardımcısı geyiğinizi donmaya bırakın. Bol sütlü hazırlayacağınız çikolata tarifi ve meyvenin mükemmel buluşması ile hem lezzetli hem de sağlıklı, tatlı bir atıştırmalıkla gününüze mutluluk katın.

Yeni yıl kurabiyeleri

kurabiye

İşte hem misafirleriniz için hem de çocuğunuz için mükemmel bir lezzet. Zencefilli veya vanilyalı bir organik kurabiye tarifini, ölçülerine göre hazırlayın. Kurabiyeleriniz pişip fırından çıktıktan sonra bir müddet soğumaya bırakın. kurabiyelerinizin yarısını, organik beyaz çikolata tarifine göre hazırlayacağınız beyaz çikolata ile kaplayın ve ister kuru meyveler ister renkli kremalar ile yılbaşıyla özdeşleşen kokina çiçeği motifi ile süsleyin. Bu kurabiyeleri tek tek paketleyerek dilerseniz çam ağacınıza asabilir ve her bir misafirinize bu kurabiyelerden ikram edebilirsiniz.

Çilekli Noel Babalar

çilek

Noel Baba bu yeni yılda sizin evinize de uğruyor! Çilek ve krem şanti ile hazırlayacağınız bu tarifle hem çok hafif hem de lezzetli bir tatlı elde edebilirsiniz. Krem şanti için, internette de kolayca bulabileceğiniz ev yapımı krem şanti tariflerinden faydalanabilirsiniz. Çilekleri resimdeki gibi uygun bir oranda kesin ve kaşık yardımı ile az miktarda oyun. Elde ettiğiniz çukur bölüme krem şanti doldurarak, Noel Babanın şapkasını kapatın ve süslemesini oluşturun. Bu kadar basit!

“Patron Kim?” Savaşına Girmeyin: Çocuğunuza Kural ve Sınır Koyma

Çocuklar, her şeyi sizden öğrendikleri gibi kural ve sınırları da ilk olarak aile içinde öğrenirler. Kendini keşfetmeye başladığı andan itibaren kendi başlarına hareket etme eğiliminde olan çocukların bir de sonsuz merak duygusu ve hayal gücü işin içine girince, yapabileceklerinin gerçekten sınırı yoktur. Onlara kurallar ve sınırlar konusunda yol gösterecek olan kişi ilk olarak sizsiniz.

 

Çocuğunuzun kural ve sınırlara alışması için, hoşgörü, sabır, tutarlılık ve güven en önemli etkenlerdendir. Bunlardan biri eksik olduğu zaman, çocuğunuzla kurmaya çalıştığınız otorite demokratik bir ilişkiden uzaklaşır ve sonunda ya korkutucu ebeveyn olursunuz ya da ipleri tamamen çocuğa bırakırsınız.

 

Evdeki kuralları belirlemede onunla inatlaşmanız, aslında asla sonuca varamayacağınız bir savaşa dönüşür ve ilişkinizi yıpratmaktan başka bir işe yaramaz. Bunun yerine çocuğunuzla sakin ve mantıklı bir ilişki kurmanız, onun gözünde güvenilir ve tutarlı bir izlenim elde etmenizi sağlar.

 

Hayatı keşfetmeye başlayan çocuğunuzun kural ve sınırlara uyum sağlaması için belirteceğimiz noktalara önem verebilir, dengeli ve sakin bir ilişki kurarak kuralları hayatınızın olağan bir parçası haline getirebilirsiniz.

 

İşe Baştan Başlayın

Bebeğiniz doğdu ve büyüme aşamasında onu kurallardan habersiz yetiştirdiniz. “Ben” kavramının geliştiği 2-3 yaşında başına buyruk davranmaya başlayan çocuğunuza birdenbire kurallar yüklemek, elbette ki onun tepkisine sebep olacaktır. Bunun yerine, işe baştan başlamalısınız. Çocuğunuzun yemek, uyku, oyun gibi günlük rutinlerini bir sınır ve kural çerçevesinde gerçekleştirdiğinizi hissettirerek, onun kural ve sınır kavramından tamamen soyutlanmadan büyümesini sağlayabilirsiniz.

 

Kuralları Önceden Belirleyin

Daha önceden bilmediği bir kuralı çocuğunuza sinirle ve o anlık bir karar olarak bildirdiğiniz zaman, çocuğunuz ilk olarak bunu bir tehdit gibi algılayıp uyum sağlamaktan kaçınacaktır.Sonrasında ise bu kuralları fevri bir şekilde koyduğunuzu düşünerek zorlamayı deneyecektir.

Çocuğunuza kural koyarken, bunun üzerinde düşünülmüş ve mantıklı bir karar olduğunu ona hissettirmeniz gerekir. Bu sayede çocuk bu kuralı yıkamayacağını ve doğrusunun bu şekilde olduğunu düşünür.

 

Tutarlı Olun

Bir gün önce koyduğunuz bir kuralı bir gün sonra bozarsanız, çocuğunuzda “Demek ki kurallar isteyince bozulabilir” algısı yaratırsınız. Tutarsız davranışlar, çocuğun gözünde kuralın güvenilirliğini ve doğruluğunu sorgulatır ve kurallara uyma eğilimini azaltır.

 

Kuralın mantığını ve geçerliliğini sorgulamaya başlayan çocuk, ebeveyninin kendisine “kafasına göre” kurallar koyduğunu düşünerek kendi doğruları doğrultusunda hareket etmeye başlayabilir. Bu yüzden, koyduğunuz kuralların arkasında durun. Eğer bir kuralı gerçekten bir seferliğine bozmanız gerekiyorsa da, bu konunun nedenini çocuğunuza önceden açıklamalısınız.

 

Takdir Edin

Koyduğunuz kurallara uyan çocuğunuzu mutlaka takdir etmeniz gerekir. Bu takdirin söz ve davranışlarınızla gerçekleşmesi çok daha işe yarar bir yöntemdir. Onu, yaptığı iyi bir davranış karşısında “Doğru olanı yapıyorsun” “Aferin, seninle gurur duyuyorum”gibi cümleler kurarak, gerçekleştirdiği davranışı bir daha yapma konusunda teşvik edebilirsiniz.

 

Çocuğunuz istediğiniz bir kurala uymadığında ise kesinlikle bedensel cezalar kendi güven ortamınızdan uzaklaştırma gibi yolları tercih etmemelisiniz. Her çocuk, anne ve babası tarafından karşılıksız sevildiğini hissetmek ister. Bu tip cezalar, “Beni sadece doğru olanı yaptığımda seviyorlar” algısına yol açarak, karşılıksız sevgi ilişkinizin çocuğunuz tarafından sorgulanmasına yol açar. Bunun yerine, onunla konuşmalı, bir yerde oturup düşünmesini istemelisiniz. Çocuğunuzla kurduğunuz ödül-ceza sistemini kesinlikle bir rüşvet ilişkisine çevirmemelisiniz.

 

Tüm bu kurallar konulurken en önemli noktalardan biri de, evde anne ve babanın birbiriyle paralel davranışlar sergilemesi. Anne tüm kuralları koyuyorken baba kural delici bir görev üstleniyor veya tam tersi yaşanıyorsa, çocuğun kurallara ve anne-babasının otoritesine olan bağlılığı sarsılır ve kafasına göre davranma eğilimi artar.

 

Çocuğunuza hangi konularda kural koyacağınızı iyi belirlemelisiniz. Kural ve sınır koyma işinin abartılması, her şeye kural konulması da kuralsız hiçbir şey yapamayan bir çocuk ortaya çıkarır ve böyle bir çocuk ileride maalesef özgüvensiz bir birey olur.

 

Unutmayın ki bu kural ve sınırlar, onun okul hayatına ve bundan sonraki yaşamına adapte olabilmesi için de yerinde ve dozunda olduğu sürece oldukça faydalı. Güven ilişkinizi sarsmayan, sakin bir evin altın anahtarı, doğru çizilmiş kural ve sınırlardır.

 

 

KEYİFLİ SOHBETLER İÇİN İLK ADIM: BEBEĞİM NE ZAMAN KONUŞACAK?

Doğduğu ilk günden itibaren onunla önce kokunuzla, sonra jest ve mimiklerle ve sesinizle kurduğunuz iletişimde yavaş yavaş çocuğunuzun da konuşarak size karşılık verme zamanı yaklaşırken, “Bebeğim ne zaman konuşmaya başlayacak?” sorusu akıllarınızda yerini çoktan aldı. Artık bebeğinizin ağzından dökülen sözcükleri duymak için sabırsızlıkla beklemeye başladınız.

Bebeklerin dil ve konuşma süreci, bebeğinizle kurduğunuz sözlü iletişime, onun duyma ve konuşma organlarının gelişimi ve bu organları kullanabilme yeteneğine bağlı olarak her çocukta farklı zamanlarda gelişme gösterebilir. Unutmayın ki her çocuğun gelişim süreci kendine özgüdür ve her çocuğun belirli davranış ve tepkileri öğrenme yetisi değişkenlik gösterir.

Çocuğunuzun dil ve konuşma süreci, bu etkenlere bağlı olarak daha erken veya daha geç olabilir. Eğer çocuğunuzun konuşması beklediğiniz zamanda gerçekleşmediyse, bunun bir gecikme mi yoksa müdahale edilmesi gereken bir problem mi olduğunu tayin etmelisiniz.

Çocuğunuzun dil ve konuşmasının gelişimi, aylara göre ilerleyen ve uzun zaman alan bir süreçtir. Çocuklar genellikle 10. ay civarlarında tek heceli kelimeler söylemeye başlar. Bir çocuğun 1 yaşından 3 yaşına kadar ilerleyen konuşma süreci, genellikle şu şekilde ilerler;

Çocuğunuz 12. aydan itibaren, anlamlı kelimeler kullanmaya başlar. Çocuk, birtakım sözcükleri söyleyebilir ve bundan daha fazla sözcüğü de anladığını belli eder. 12. aydan itibaren çocuklar anlamsız sesler çıkarsa da tonlamaları kulağa sanki konuşuyormuş gibi gelir.

Su, gel, git, mama, öp gibi gün içinde sıklıkla kullanılan kısa kelimeleri konuşmaya başlayan çocuk, konuşmaya eşlik eden jest ve mimiklere de tepki verebilir. Bu dönemde çocuklar yetişkinlerin konuşmalarını taklit etme eğilimindedir. Bu süreçte çocuğunuz isteklerini sadece ağlayarak ifade ediyorsa, konuşma terapistine danışabilirsiniz.

  1. aya doğru çocuğunuzun konuşması gelişim gösterir. 18-24 aylık süreçte çocuğunuz artık 50den fazla sözcüğü konuşabilme yetisine sahiptir. Şarkılar ve oyun müziklerine eşlik etmeye çabalayan çocuğunuz aynı zamanda yüzünde veya vücudundaki organlardan 2-3 tanesinin adını bilir. Bu süreçte çocuğunuz, “güle güle” yapmayı ve aile üyelerini göstermeyi öğrenmediyse konuşma terapistine danışabilirsiniz.

Çocuklar 2 yaşını geçtikten sonra konuşma süreçleri de gelişmeye devam eder. 24-30 ay arası dönemde çocuğunuz artık “Bu kim?”, “Ayakkabıların nerede?” gibi sorulara dil veya işaret yolu ile cevap verebilir. İsmini bilen ve söyleyen çocuğunuz, “Anne gel” gibi kısa cümleleri de kurabilir duruma gelir. Sık kullandığı nesnelerin adını bilir, gösterilmesi istendiğinde gösterebilir ve vücudunda en az 6 organın ismini biliyor duruma gelir. Bu süreçte çocuğunuz aile üyelerinin isimleri dışında en az 4 sözcük söyleyemiyorsa konuşma terapistine danışabilirsiniz.

  1. aydan sonra çocuğun en çok soru kelimelerini kullandığı dönemlere gelinir. Çocuğunuz artık “Ne, kim, neden, nerede” gibi kelimeleri anlamlı şekilde kullanabilir. Kendini ifade etmeye başlayan çocuğunuz “Ben, bana” gibi zamirlerle de tanışmıştır. Cinsiyet kavramını öğrenmeye başlayan çocuğunuz adını, cinsiyetini ve yaşını kendini tanıtırken kullanabilir. İnsanlarla kısa ve basit sohbetler edebilir. Çocuğunuz 36. aydan sonra üç kelimelik cümleler, yakın geçmişe yönelik ifadeleri söyleyemiyor, “Bunu bana getir” gibi komutları anlayamıyorsa bir konuşma terapistine başvurabilirsiniz.

Bu süreç, başta da söylediğimiz gibi her çocukta değişkenlik gösterebilir. Bu süreçte çocuğunuz ile bol bol konuşarak ve onunla konuşurken kelimeleri doğru telaffuz ederek duyarak öğrenme sürecine katkıda bulunmalısınız. Örneğin çocuğunuz su kelimesine “Bu” diyorsa, siz de onun gibi “Bu” dememeli, kelimenin doğrusunu kullanmalısınız.

Çocuğunuzun sorduğu sorulara anlamlı cevaplar vererek merak duygusunu gidermeli ve öğrenmek istediği kavramları öğretmelisiniz.

ÇOCUKLARDA OMEGA 3 NEDEN ÖNEMLİ?

Omega 3 nedir?
Omega 3 esansiyel bir yağ asitidir ve vücudumuzun üretemediği , mutlaka dışarıdan almamız gereken yaşamsal değerde önemli bir ihtiyaçtır.
Omega-3’ün her yaş dönemi için, özellikle de çocuklar için ayrı bir faydası bulunmaktadır.Günlük yaşamda özellikle balıkta yüksek miktarda bulunan omega-3 ün, balık yemeyen ve sevmeyen kişielrde mutlaka dışarıdan takviye edilmesi gerekiyor. Vücudun Omega-3 yağ asidine ihtiyacı daha anne karnında başlar, çocukluk, ergenlik, yetişkinlik ve yaşlılıkta da ihtiyaç devam eder.
Omega-3 yağ asitleri genel olarak hücre zarının esnekliği, akışkanlığı, yani temel vücut sağlığı için çok önemli ve gereklidir.
Çocuklar için omega 3’ün gerekliliği:
• Çocuklarda omega 3 sağlıklı zihinsel gelişim ve konsantrasyon için son derece gereklidir.
• Beyin ve vücut gelişimindeki rolü çok önemlidir.
• Çocukların okul, aile ve sosyal yaşamlarındaki davranışlarında oadaklanmayı sağlayarak daha dikkatli, toleranslı ve anlayışlı olmalarına büyük katkı sağlar.
• Bir çocuğun zihin gelişiminde günlük alınması gereken omega-3 takviyesi, onların yaşamlarında daha dikkatli bir dinleyici olmaları, daha sağlam bir karakter olmaları, odaklanma ve dikkat yoğunlaştırmada daha kontrollü olmalarını sağlar.
• Omega 3 takviyeleri , sağlıklı büyüme ve gelişim için birçok faydayı bünyesinde taşır.
• Enerji sağlanması ve vücut ısısının muhafaza edilmesi görevlerine de yardımcı olurlar.

Omega 3 eksikliğinde görülen rahatsızlıklar:
• Yara iyileşmesinde yavaşlık,
• Kan basıncında artma,
• Depresyon,
• Kan dolaşımında olumsuzluk,
• Saç dökülmesi,
• Görme fonksiyonunda azalma,
• Egzama,
• Büyüme geriliği,
• Pıhtılaşma eğiliminde artma,
• Bağışıklılığın zayıflaması,
• Kolesterol ve trigliserit seviyesinde artma,
• Hafıza zayıflığı.
Omega 3 ömür boyu gereklidir, tabii ki herşeyde olduğu gibi bunun alınmasında da doğru dozu ayarlamak çok önemlidir.

YENİ YIL RENGİNDE BESLEYİCİ BİR ÖĞÜN: BEBEKLER İÇİN ORGANİK DOMATES ÇORBASI

Bebeğinizle yeni yıl coşkusu ve yılbaşı hazırlıkları yaparken bir yandan da kış mevsiminde sağlığını koruması için büyük çaba sarf ediyorsunuz. Kış hastalıklarından korunması için bebeğinizin giyinme şekli ve sıcak ortamlarda durmasına dikkat ederken, elbette beslenmesine olan özeninizin de iki katına çıktığını biliyoruz. Panik yok, kış hastalıklarından korumak için annelerimizden gelen formüller hala geçerliliğini koruyor. Sihirli formülümüzün adı; çorba! Hem de yeni yıla uygun kıpkırmızı renkte!
Kış soğuğunda içinizi ısıtacak sıcacık çorbalar, organik malzemelerle hazırlandığında bebeğiniz için de mükemmel bir bebek öğünü olacak. Çorbanızın içine katacağınız ek lezzetler ile hem besin değerini artırabilir hem de bebeğinizin damak tadına yeni deneyimler sunabilirsiniz.
Bugün bebeğinizin kış öğünü için sağlıklı bir domates çorbası tarifimiz var. Domates çorbası tarifini besleyici bir bebek maması tarifi olması için organik malzemelerle hazırlamanızı öneriyoruz. Vereceğimiz malzemelerle hazırlayacağınız çorbayı siz de tüketmek isterseniz, bebeğinizin yiyeceği miktarı ayırdıktan sonra baharatlarla süsleyebilirsiniz.
Bebekler için Organik Domates Çorbası Tarifi
Malzemeler:
8 organik domates
Organik zeytinyağı
1 tatlı kaşığı organik fesleğen
Yaklaşık 150 gram organik domates salçası
6-8 su bardağı içme suyu
1 organik patates
Bebekler için organik domates çorbası hazırlanışı:
Domatesleri birkaç parçaya ayırarak çekirdeklerinden arındırın.
Patatesleri iyice yıkayın ve kabuklarını soyduktan sonra büyük küpler halinde doğrayın.
Bir fırın tepsisine yağlı kâğıt sererek domatesleri yerleştirin, üzerine zeytinyağı gezdirin.
Patatesleri bir alüminyum folyoya yerleştirerek, üzerine zeytinyağı gezdirin ve folyoyu kapatarak bohça yapın. Hazırladığınız patates bohçasını, domateslerin yanına yerleştirin.
Fırın tepsisine hazırladığınız domates ve patatesleri önceden ısıttığınız 250 derece fırında 40 dakika kadar pişirin.
Domates ve patatesleriniz piştikten sonra, tencereye salçanızı ve bir miktar zeytinyağını ekleyerek biraz çevirin. Üzerine domates ve patatesler, fesleğen ile suyu ekleyerek 30 dakika kadar kaynatın.
Pişen karışımınızı blender’dan geçirerek parçaları öğütün. Çorbadan çok püre kıvamında bir mama isterseniz, patates miktarını artırabilirsiniz.
Eğer kış mevsiminde organik domates bulmak sizin için pek mümkün olmazsa, yazdan kuruttuğunuz domatesleri kullanabilir veya marketlerden kurutulmuş organik domates satın alabilirsiniz. Eğer kurutulmuş domates kullanacaksanız, fırında kurutma aşamasını atlamanız ve bu işlemi sadece patatesler için yapmanız gerekir.
Domatesi bebeğinize ilk kez yedirecekseniz, doktorunuza danışmakta fayda var. Domates çok besleyici bir gıda olmakla birlikte içeriğindeki asitle 1 yaş öncesinde alerjik olabilir. Doktorunuz onay verdikten sonra, içerdiği A, C, K vitaminleri, demir, magnezyum ve fosfor gibi minerallerle bulunmaz bir zenginliğe sahip olan domatesi bebeğinize güvenle sunabilirsiniz.

KİM DEMİŞ EVDE SIKILIRIZ DİYE! ÇOCUKLARA UYGUN EV OYUNLARI

Yaz boyunca sokakta oyunlar oynayan, yüzme, spor gibi etkinliklere giden veya tatilde deniz ve güneşle bol bol vakit geçiren çocuğunuz, kışın ve dolayısıyla soğuk havaların gelmesiyle eve kapanmak zorunda kaldıysa, enerjisini atması ve sıkılmaması için ev içerisinde yapacak bir şeyler bulmanız şart!

Çocuğunuzun zamanını doğru değerlendirmesi ve birlikte kaliteli vakit geçirebilmeniz için kış mevsiminde çocuğunuzla evde yapabileceğiniz etkinlikler konusunda ihtiyacınız olan tek şey biraz yaratıcılık. Birlikte yapacağınız faaliyetler ile çocuğunuz hem kış mevsiminde çoğunlukla evde durmanın sıkıntısını çekmeyecek hem de bahar gelince geriye dönüp baktığınızda, çok eğlenceli bir kışı birlikte geçirmiş olmanın tadını çıkaracaksınız.

Öncelikle, çocuğunuzu tüm kış eve kapatmanın aslında gerekli olmadığının altını çizmeliyiz. Elbette çocuğunuz soğuk havalarda, yaz mevsiminde olduğu kadar dışarıda vakit geçiremez; ancak ara sıra, mevsim şartlarına uygun giyinerek ve soğuktan tam olarak korunduğunuzdan emin olarak kar ile oynamaya veya yürüyüşlere birlikte çıkabilirsiniz.

Peki, evde vakit geçirmeyi nasıl eğlenceli hale getirebilirsiniz? Kış mevsiminde çocuğunuzla evde yapabileceğiniz etkinliklerde, onun el-göz koordinasyonunu, dikkatini ve algılarını geliştirecek ev oyunları oynayabilirsiniz.

Bu kış rengârenk!

Çocuğunuz kedileri çok mu seviyor? Veya bir süper kahraman olmak istiyor ya da uzaya çok meraklı olabilir. O halde ona, ilgi alanına uygun konseptlerle rengârenk bir dünya yaratın! Çocuklar için uygun, toksin içermeyen yüz boyaları birçok market ve kırtasiyede satışa sunuluyor. Bu kış çocuğunuzla bu boyalardan edinip, evinizde yüz boyama etkinlikleri yapabilirsiniz. Onu bir kediye, bir süper kahramana dönüştürebilir veya yüzüne yıldız ve gezegenler çizerek uzay sevgisini yüzüne taşıyabilirsiniz.

Mutfakta biri mi var?

Mutfak, çocuklar için hayal güçlerini sınırsızca kullanabilecekleri bir oyun alanına dönüşebilir ve birçok çocuğun mutfağa ilgisi vardır. Onunla, kurabiye hamurlarından heykeller yapıp pişirebilir, pancake gibi yeni tarifler deneyebilirsiniz.

Müziğe ilgi duyuyor mu?

Çocuğunuzun müziğe ilgisi varsa, onu yeni bir enstrümanla tanıştırabilirsiniz. Penceresinden kar izlerken ilham perileri de sizi yalnız bırakmayacak! Bir gitar, küçük bir org veya üflemeli çalgılar… Çocuğunuzun hangisine ilgisi olduğunu keşfettikten sonra bir enstrüman öğrenmesi için öncü olabilirsiniz.

Görevimiz lezzet avı!

Çocuğunuzun sevdiği yiyecekleri evin çeşitli yerlerine saklayın ve ona tamamladığı her gizli görevde enfes lezzetlere ulaşmasını sağlayacak bir macera oyunu kurgulayın. Bu gizemli lezzet oyunu ile macera seven çocuğunuza eğlenceli dakikalar yaşatırken damak tadı için de bir şölen sunmuş olursunuz.

Kış mevsimini en keyifli anlarla süslemek için, bunun gibi birçok oyun kurgulayarak çocuğunuza unutamayacağı kadar eğlenceli bir kış yaşatabilirsiniz. Şimdiden iyi eğlenceler!

BEBEKLERDE GÖZ HASTALIKLARI, TEŞHİSİ VE TEDAVİ SÜRECİ

Sizin için anne karnında oluştuğu ilk andan beri dünyadaki en değerli varlık olan bebeğinizin sağlığı, her şeyden önemli. Doğumdan itibaren sağlığına büyük önem verdiğiniz bebeğiniz için her detaya büyük ölçüde dikkat ederken, göz sağlığını da elbette göz ardı etmiyorsunuz. Bebeklerde göz hastalıkları, erken teşhis edilmesi ve kısa sürede müdahale edilmesi gereken rahatsızlıklardandır. Bebeklerde bir yaşına kadar çapaklanma, göz kayması, sulanma, akıntı ve kızarıklık, gözyaşı kanallarında tıkanıklık, gibi şikayetler belli başlı göz hastalıkları olarak sıralanabilir.

Bebeklerin göz hastalıklarını nasıl fark edebileceğiniz ve bu hastalıklara nasıl müdahale edileceği hakkında bilgi edinmek istiyorsanız, bu yazımız sizin için.

Bebeklerde göz kayması

Bebeklerde göz kayması, şaşılık veya kayma olarak kendini gösterebilir. Bu şikâyetler, doğumdan itibaren veya ilerleyen aylarda görülebilir.

Bebeklerde göz kaymasının tedavi edilmesi için gözlük kullanımı, göz egzersizleri veya cerrahi müdahale uygulanır. Göz kayması ve şaşılık eğer erken teşhis edilmez veya müdahalede gecikilirse göz tembelliği veya kaymanın kalıcı olması gibi sorunlar görüldüğü de biliniyor.

Göz kaymasını artıran riskler; annenin hamilelik sırasında ateşli hastalık geçirmesi, bebeğin kafa üstü düşmesi, bebeğin ateşli hastalıklar geçirmesi veya genetik faktörler olarak sıralanabilir.

Bebeklerde göz kayması veya şaşılık fark edilir fark edilmez hemen doktora danışılmalıdır.

Bebeklerde gözyaşı kanallarında tıkanıklık

Gözyaşı kanallarında tıkanıklık, genellikle bebeğin doğumundan sonraki ilk aydan itibaren kendini gösterir. Bu tıkanıklığa, gözyaşı kanallarında yer alan bir zar sebep olur. Vakaların çoğunda bu zar bebek 1 yaşına gelene kadar büyük oranda küçülür ve bunu sağlamak için genellikle gözyaşı kanallarına yapılan masajlar, göz damlaları tedavide etkin rol oynar.

Bebeklerde gözyaşı kanallarında tıkanıklığın belirtileri genellikle gözde sulanma, kaşıntı, akıntı ve kızarıklıktır ve bu belirtiler görüldüğünde doktora başvurulması gerekir.

Bir yaşına kadar iyileşme göstermeyen durumlarda cerrahi müdahale de tedavi için seçenek olabilir.

Bebeklerde göz kızarıklığı

Bebeklerde görülen göz kızarıklığı birçok nedene bağlı olarak gerçekleşebilir. Bebeklerin dışarı ile temas ettiği anlardan itibaren görülebilecek alerjik reaksiyonlar, kızarıklığa sebep olabilir.

Bebeklerin gözlerindeki kızarıklığa önlem olarak, dışarı çıktıklarında şapka ile koruma sağlamak gereklidir.

Kızarıklık, bebeğin geçirdiği bir kazadan veya gözüne bir şey temas etmesinden de ileri gelebilir. Bunun yanı sıra bahar aylarında polen alerjisi de kızarıklıkların sebepleri arasında gösterilir. Bir göz doktoruna danışarak kızarıklığın gerçek sebebini ve uygun tedavi yöntemini belirlemeniz gerekir.

Bebeğinizin göz hastalıklarına karşı önlem almak için düzenli olarak doktor kontrollerine gitmeniz ve gerekli görülen durumlarda tedaviye erken başlamanız, göz hastalıkları ile mücadelede en etkili çözümdür.

Bebeğiniz ve size sağlıklı günler dileriz!

BEBEĞİNİZ İÇİN FARKLI BİR LEZZET: ELMALI TAVUKLU ORGANİK BEBEK MAMASI

Bebeğinizi sebzeler ve pürelerle beslerken, minik gurmenizin damak tadında 8-10 aydan sonra yeni keşiflere fırsat vermenin vakti geldi. ABD’li doktorların birçoğu, bebeklerin 8-10. aydan itibaren beyaz et ve proteinle tanıştırılması gerektiğini savunuyor. Protein, çinko, ve demir gibi birçok hayati ve önemli minerali zenginliğiyle karşılayan beyaz eti bebeğiniz de çok sevecek!

Elmalı organik tavuk tarifinde, hem mineraller hem de vitaminler içinizi rahat ettirecek kadar zengin. Elmanın antioksidan özelliği, içerdiği C vitamini, lifli yapısı, bağışıklık sistemini güçlendirici etkisi göz ardı edilemeyecek kadar yüksek! Siz de bebeğinize elmalı püreler yedirirken kendiniz için de mutlaka günde 1 adet ayırın. Çünkü günde 1 elma tüketmek hem cilde, bağırsaklara ve bağışıklık sistemine iyi geliyor hem de kanser de dahil birçok hastalığın önlenmeye çalışılmasında önemli roller üstleniyor.

Kış mevsimine uygun meyvelerle (örneğin ayva) zenginleştirebileceğiniz bu mama tarifi, tatlıya dönük lezzeti ile bebeğinizin damak tadı algısını da zenginleştirecek ve şimdiden yeni tatlara açık büyüyen minik gurmenize besleyici ve lezzetli bir tabak iyilik sunacak.

Bebekler için Elmalı Organik Tavuk Tarifi:

Malzemeler:

1 organik tavuk veya organik hindi göğüs fileto

1 veya 2 orta boy organik elma

½ su bardağı organik tatlı patates

2 su bardağı içme suyu, tavuk suyu veya sebze suyu

Bebekler için Elmalı Organik Tavuk Tarifi Hazırlanışı:

Organik Tavuk veya hindi göğüs etini temizleyin ve doğrayın.

Organik elmalarınızı soyun, küp küp doğrayın.

Tatlı patatesi soyduktan sonra doğrayarak ½ su bardağı kadarını alın.

Bir orta boy tencerede tüm malzemeyi birleştirin. Yüksek ateşe koyduğunuz tencerenin altını, kaynamaya başladıktan sonra kısın.

20 dakika kadar organik tavuk etlerinin pişmesini bekleyin. Bu sürenin sonunda tenceredeki su seviyesinin yeterli miktarda olup olmadığına bakın, su çok azalmışsa üzerine ilave alın.

Organik tavuk veya hindi etinin tam olarak piştiğinden emin olduğunuzda (hindi için biraz daha beklemeniz gerekebilir) ve organik elmanızın da yumuşak bir kıvam almasının ardından tencereyi ocaktan alabilirsiniz.

Soğumaya bıraktığınız malzemeyi daha sonra püre haline getirin.

Dilerseniz, tüm bu malzemeleri pişirmeden önce esmer pirinç, kuskus veya kinoa ekleyerek bebeğinizin lezzetli öğününü zenginleştirebilirsiniz. Bu malzemeleri ekleyerek, bebeğinizin yemeğindeki lif oranını da artırmış olacaksınız. Bebeğinizin tavuk ve pirinç tüketiminden önce buna uygun zamanın gelip gelmediğini öğrenmek için doktorunuza danışarak tavsiyeleri doğrultusunda bir beslenme planı oluşturmanızı öneriyoruz.

ABUR CUBURUN DA SAĞLIKLISI OLUR: ÇOCUKLAR İÇİN KOLAY PEYNİRLİ KRAKER TARİFİ

Çocuklarımız için her an sağlıklı beslenmenin yollarını kollasak da her çocuk gibi sizin çocuğunuz da abur cubura, atıştırmalık yiyeceklere çok meraklıdır. Her çocuk ara sıra yemek ye meyve dışında çerez sayılabilecek bir şeyler tüketmek ister. Peki, sağlıklı beslenmeden vazgeçmeden çocuğunuza atıştırmalık bir alternatif sunmanın yolu yok mu? Elbette var!

Özellikle kış aylarının da gelmesiyle daha uzun süre evde oturan ve sıkılan çocukların abur cubur arayışlarında da artış görünüyor. Siz de çocuğunuza küçük bir sürpriz yapın. Vereceğimiz tarif için doğal malzemeler seçerek hem sağlıklı bir atıştırmalık hazırlayın hem de çocuğunuzu mutlu edin! Belki bu soğuk kış günlerinde ikinizin de seveceği bir film seçerek evde bir sinema günü düzenleyebilir, koltuklarınızı sinema düzeninde yerleştirebilir, film başlama gong’unu çalmadan önce bu enfes lezzetle çocuğunuzun filmine eşlik etmenin tadını çıkarabilirsiniz.

Çocuklar için sağlıklı atıştırmalık tariflerine zaman zaman değineceğiz. İlk olarak, en lezzetlilerinden biri ile başlıyoruz. Bu tarif çocuğunuz için gerçekten seveceği bir lezzet alternatifi olurken sizin içinizin de rahat etmesini sağlayacak malzemelerle hazırlanıyor.

Çocuklar için Kolay Peynirli Kraker Tarifi

Malzemeler:

1,5 su bardağı rendelenmiş cheddar peyniri

4 yemek kaşığı tuzsuz tereyağı

¾ su bardağı un

Bir tutam pulbiber

1 yemek kaşığı süt

Çocuklar için Kolay Peynirli Kraker Tarifi Hazırlanışı:

Fırını 350 derecede önceden ısıtın

Cheddar peyniri, tuzsuz tereyağı, un ve pul biberi karıştırın.

Karışımı bir miktar yoğurduktan sonra üzerine süt ekleyin.

Ellerinizi kullanarak hamuru top haline getirin ve hazırladığınız hamur topunu hafifçe unlanmış bir yüzeye koyun.

Hamurunuzdan ceviz büyüklüğünde parçalar alarak, bu parçaları unlu yüzeyde rulo şeritler haline getirin.

Hazırladığınız şeritleri bir pizza kesici veya kraker şekillendiricileri yardımı ile eşit parçalara ayırın veya her birine istediğiniz farklı bir şekli verin.

Fırın tepsisine fırın kağıdını serin ve hazırladığınız hamur parçalarını aralarında yeterli boşluk kalacak şekilde yerleştirin.

Tepsiye dizdiğiniz hamurları 10-12 dakika, kenarları altın sarısı olana kadar pişirin.

Tüm hamur parçalarını aynı şekil ve boyda yapmaya çalışarak görüntüde bütünlük oluşturursanız daha iyi bir sunum gerçekleştirebilirsiniz.

Bu krakerler, sıcak sıcakken gerçekten çok iyi olsa da oda sıcaklığına eriştiğinde de lezzetinden bir şey kaybetmiyor. Çocuğunuzun çok seveceği kolay peynirli krakeri kapalı bir kapta 5 gün kadar muhafaza edebilirsiniz.

Afiyet olsun!

TUVALETTE ZAHMETLİ BİR SÜREÇ: ÇOCUKLARDA KABIZLIK PROBLEMİ

Tuvalet eğitimi dönemini atlatalı çok oldu ama çocuğunuzun çamaşırında lekeler görüyorsanız, çocuğunuzun kabızlık problemi olup olmadığını sorgulamanız gerekebilir. Kabızlık problemi çocukluk döneminde sıklıkla karşılaşılan bir problemdir.

Kabızlık, genel olarak dışkı düzeninde bozulma, zor, ağrılı ve sert dışkılama sorunları şeklinde tanımlanabilir. Birçok sebebe bağlı olarak ortaya çıkabilecek çocuklarda kabızlık, çeşitli problemleri de beraberinde getirir.

Çocuklarda kabızlık neden olur?

Çocuklarda kabızlık problemi birden fazla sebebe dayanıyor olabilir. Eğer çocuğunuz kabızsa, ağrılı ve sert dışkılamadan kaçınacağı için dışkısını tutma refleksi geliştirir. Bu refleks sonucunda çocuğunuz kıvranma, bacaklarını içe doğru kıvırarak sallanma veya acılı bir yüz ifadesi ile sıkıntısını dışarı yansıtabilir.

Dışkıyı tutma refleksi, aslında çocuklarda kabızlık sorununu kısır döngüye dönüştüren bir durumdur. Son bağırsakta bekleyen dışkı, su emiliminin azalmasıyla iyice sertleşir ve gün içinde bağırsakta biriken dışkı miktarının da artması ile rektumu genişletir. Bu da aslında bir sonraki dışkılamada daha ağrılı bir süreç yaşanmasına sebep olur.

Çocukların birçoğunda kabızlık için bir neden bulunmaz; bu şekilde yaşanan problemlere, fonksiyonel kabızlık adı verilir. Diğer sebepler ise; ateşli hastalıklar, beslenme değişiklikleri, çevre değişikliği ve dehidrasyon olarak özetlenebilir.

Çocuklarda kabızlığı önlemek için neler yapılır?

Bebeklerde anne sütünden ayrılma döneminde inek sütüne geçiş, kabızlığa sebep olabilir. İnek sütünün sindirilmesi zor olduğundan, doktorunuza da danışarak inek sütü yerine alternatif bir beslenme şekline geçiş yapabilirsiniz.

Tuvalet eğitimi sırasında cezalandırma, çocuğun tuvaletini yapmaktan korkmasına ve tuvaletini tutma eğiliminde bulunmasına sebep olur. Çocuk tuvaletini kaçırdığında onu cezalandırmamalı, yapıcı bir dille konuşmalısınız. Cezalandırılmaktan korktuğu içi dışkısını tutmaya başlayan çocuklarda kabızlık, sert dışkılamaya sebep olacağı için ağrılı bir sürece yol alır ve durumun uzun süre devam etmesine sebep olabilir.

Çocuklar oyun oynarken veya ilgilerini çeken bir şey yaparken ondan ayrılmamak için her yolu dener. Tuvaletini tutmak da bu yollardan biridir. Oyunun başından ayrılmamak içi tuvaletini tutan çocuğunuzu nazik bir dille tuvalete yönlendirmelisiniz. Bu sayede dışkıyı bekletmeyecek ve ağrılı dışkılama sorununu da en aza indirmiş olacaksınız.

Beslenme düzeninde yapacağınız bazı değişiklikler de, kabızlık problemi ile başa çıkmak için işe yarayacaktır. Yeterli posa ve lif alamayan çocuklarda kabızlık problemi sıklıkla görülür. Çocuğunuza posalı, lifli gıdalar ve meyve suları verebilirsiniz. Ayrıca günlük yeterli miktarda su aldığından da mutlaka emin olmalısınız. Yeterli su alınmaması çocuğunuzun kabızlık problemini artıracaktır.

Tüm bunların işe yaramaması halinde mutlaka bir doktora danışmalısınız. Kabızlığın nörolojik problemlerde bağlantılı olduğu da bilinmektedir. Çocuklarda kabızlık tedavisi ne kadar erken başlanırsa o kadar kolay ve başarılı sonuçlar getirir. Çocuğunuzun dışkısını yumuşatıcı ilaçlı tedaviler ve rektumun boşaltılması gibi tedavi yöntemleri, kabızlık problemini tedavi ederek ağrıların azalmasına ve rahatlamaya imkan verecektir.

Çocuğunuz ve size sağlıklı günler dileriz!