Bebeklerde Biberon Çürüğü

Bebeklerde yaygın olarak görülen, yanlış beslenme alışkanlıklarına bağlı,  ciddi ve  tedavisi de güç olan bir enfeksiyon hastalığıdır. Enfeksiyon hastalıklarının neden olduğu mikroplar biberon çürüklerinin oluşmasındaki baş etkendir.

Doğumdan sonra anneden geçebilen mikroplar yanlış beslenmeyle birleşince maalesef ki biberon çürükleri denen hastalığın oluşması kaçınılmaz olmaktadır.

Nasıl Oluşur:

Bebeğin 5-6. aydan sonra ilk süt dişlerinin çıkması ile birlikte katı yiyeceklere başlanır. Ancak bu dönemde süte de ihtiyaç duyacakları için, biberonlada süt içmeye devam ederler. Bilhassa gece uyumadan önce uyumasını kolaylaştırmak için biberonla içilen süte bal, pekmez gibi şekerli gdalar ilave edilmesi ve sabaha kadar ağızda oluşacak bakterilere imkân vermelisi “biberon çürüğü” adı verilen yaygın diş çürüklerine neden olmaktadır.

Biberon Çürüklerinin Önlenmesi:

  • Bebeğin ağzında biberonla uyumasına izin vermemek,
  • Bir yaşından sonra gece beslenmesi bırakmak,
  • İşaret parmağına sarılan ıslatılmış bir tülbent ile dişleri temizlemek,
  • Biberonla süt içtikten sonra mutlaka su içmesi sağlamak,

Bir yaşından sonra düzenli diş doktoruna göstermek,

  • 2-3 yaşına kadar fluoridsiz diş macunu ve küçük başlı, yumuşak kıllı bir diş fırçası ile dişleri günde iki kez fırçalanmak,

Sebze ve meyve ağırlıklı, lifli besinleri tercih edip, diş üzerine yapışıp kalan yiyecekleden kaçınmak ile biberon çürüğünün oluşmasının önüne geçmek mümkündür.

Biberon Çürüğünün Bebekteki Olumsuz Etkileri:

Biberon çürüğü görülen dişler tedavi edilmezse ağrı yapar ve iltihaplanır bu da beslenme düzeninin bozulmasına yol açar. İltihap alttan gelecek kalıcı dişler de etkileyip şekillerinin bozuk olmasına neden olur. Sonrasında konuşma problemleri dâhil birçok rahatsızlığa sebep olabilir.

Telefon Bağımlısı Anne ve Babalar

Akıllı telefonları üretim ve fayda amaçlı kullanmanın inanılmaz avantajlarının yaşandığı çağımızda, dezavantajlarının da göz ardı edilmemesi gerekiyor. Günümüzde maalesef ki anne -babaların çocuklarına ayıracağı zamanları telefon, tablet gibi dijital araçların çaldığına şahit olmaktayız.

Akşamları işten gelen anne-baba evdeki tüm vaktini bilgisayar karşısında geçiriyorsa, çocuklarıyla oynamak ve onları sevmek yerine ellerini tuşlardan, gözlerini ekrandan ayıramıyorsa, bunun zararlarını birçok açıdan hissetmek kaçınılmaz olur.

Yapılan bir araştırmaya göre çocukların %69’ u ebeveynlerinin telefon bağımlısı olduğunu belirtmişler. Amerika’da yapılan başka bir araştırmada ise,  telefonlarından vazgeçemeyen ebeveynlerin, çocuklarına karşı sabırsız ve saldırgan oldukları, telefonunu bırakmak zorunda kaldıklarında da sık sık onları azarladıklarının tespit edildiği belirtiliyor. Gelinen son duruma bakıldığında ise, ebeveyn ve çocuk ilişkisinde tehlike çanları çoktan çalmaya başlamış görünüyor.

Çocuklarıyla birlikte yemek yemeğe çıkan ebeveynlerin sadece üçte birinin telefonlarını bırakıp onlarla yemek yediği gözlenen araştırmada,  anne babanın ilgisini çekmek için olmadık yaramazlıklar yapan çocuklara ebeveynlerinin çok sert tepkilerine maruz kaldıkları görülmüş.

Bu sorunun her geçen gün daha çok aileyi kapsadığına dikkat çeken uzmanlar, çözümünün de mümkün olduğunu belirtiyorlar.

Sorunun Çözümü:

Teknolojide meydana gelen her gelişmeyi takip eden, hakkında söyleyecek bir söz olan kişilerin bu akıllı telefonlara kayıtsız kalması da bir o kadar zor, fakat sanal âlemden çıkıp gerçek hayatın varlığını kabul edip çocukların size ihtiyacı olduğu bilincini zihninize yerleştirerek üstesinden gelebilirsiniz.

Çocuklarınızla vakit geçirirken veya yemekte birlikteyken cep telefonunuz kapatmak veya uzak bir yere koymak, onların sizinle konuşmaya çalıştığında, telefonla meşgul olmak yerine gözlerinin içine bakarak dinlemek veya konuşmak onun kendisini değerli hissetmesini sağlayacaktır.

Teknolojiyi doğru zamanlarda kullanmak, zararlarını değil faydalarını hayatınızda yaşamak çocuklarınız içinde sizin içinde mutlu bir birlikteliğin adresi olabilir.

 

Anne mi Çocuğa Bağımlı Yoksa Çocuk mu Anneye?

Anne ve çocuk arasındaki bağ kuşkusuz en güçlü bağların başında gelir. Konu başlığımızdaki sorunun yanıtını birçok anne “elbette ki çocuğumun bana ihtiyacı var, bensiz yapamaz” diyerek kendisinin de ona en az onun kadar  bağımlı olduğunu farkına edemez.

Uzmanlar annenin çocuğuna olan aşırı düşkünlüğün tehlikeli boyutlarına özellikle dikkat çekiyor ve annelerin birçoğu için yaşamlarının en önemli amacı haline gelen ve abartılan çocuk-anne ilişkisinin bundan önce nasıl bir kadın olduklarını unutabildiklerine kadar vardığına işaret ediyorlar.

Bu nedenledir ki en iyi becerebildikleri şeyin ‘’ annelik’’ olduğunu düşünüp, ömür boyu bu korumacı ve farkında olmadan da olsa baskıcı tutumlarını yaşam şekli olarak sürdürebilmektedirler.

Anneleri tarafından aşırı bağımlılığa maruz kalan çocukların, okula gitmek istemedikleri, evden ve anneden ayrı kalma düşüncesiyle sorun yaşadıkları uzmanların ortak görüşü olarak karşımıza çıkıyor.

Annelerin çocukları büyüdükçe rollerinin değiştiğini kabul etmeleri, çocuğun gelişimi açısından son derece önem arz etmektedir.

Büyüme döneminde üstlenilen annelik rolünde çocuğunuzun ihtiyaçlarına göre, bebeklikte onunla nefes nefese, çocukluk yıllarında bir adım uzaklıkta, gençlik yıllarında onunla göz göze, daha sonraki zamanlarda ise o istediğinde yanında olmalısınız.