Bebekler Neden Ağlar

Bebekler Neden Ağlar / Bebeklerin En Yaygın Ağlama Sebepleri ve Çözümleri

Bebekler ağlar. Çünkü ağlamak, bebekler için açlık, acı, korku ve uyku gibi tüm hislerini ve ihtiyaçlarını ifade etme şeklidir.

Ağlayan bir bebeği susturabilmek için, önce neden ağladığını bilmek gerekir. Peki, bebeğinizin neden ağladığını anlamanın yolu nedir? Özellikle bebeğinizin doğduğu ilk aylarda,  davranışlarını tanımak ve neye ihtiyacı olduğunu anlamak normalden biraz daha uzun zaman alabilir.

Güzel haber: bebekler genellikle belli başlı sebeplerden dolayı ağlar. Bu sebepleri keşfettiğinizde ve bebeğinizin o andaki tepkilerini öğrendiğinizde, onu susturmanız da her zamankinden kolay olacaktır.

Bebekler neden ağlar?

Acıktıysa

Bebeklerin ağlamasının en yaygın sebeplerinden biri aç olmalarıdır. Bu noktada, bebeğinizin acıktığında ağlamanın yanında verdiği diğer sinyalleri fark etmek, bebeğinizi, ağlamaya henüz başlamadan emzirmenize yardımcı olacaktır.

Yenidoğan bebeklerde en çok görülen açlık belirtileri dudaklarını şapırdatmak, aranma refleksi ve ellerini ağızlarına sokmaktır.

Bezi kirlendiyse

Kirli bir bez, bebekler için rahatsız edici bir durum olduğundan ağlama sebeplerinin de başında geliyor. Bazı bebekler bezleri kirlendiği anda size işaret verebilirken, bazı bebekler kirli bir bezi bir süre tolare edebilirler.

Bebeğiniz huzursuzlanmaya başladıysa, bezini pratik bir şekilde kontrol edebilir ve sorununun bu olup olmadığını öğrenebilirsiniz.

Uykusu geldiyse

Her ne kadar bebekler istedikleri her an uyuma şansına sahip gibi görünseler de, uykuya dalma sürecinin onlar için de zorlu olduğu anlar oluyor.

Bebekler özellikle çok yorgun olduğu zamanlarda hemen uykuya dalamayabilir, bu da ağlamalarına neden olabilir.

Sarılmak istiyorsa

Bebekler sarılmaya büyük ihtiyaç duyarlar. Anne-babalarının yüzlerini görmek, seslerini duymak, kalp atışlarını dinlemek ve kokularını duymak onlara iyi hissettirir.

Bebeklerin ağlamasının önde gelen sebeplerinden biri de size yakın olmaya ihtiyaç duyması olabilir.

Mide sorunları varsa (Gaz, Kolik vb.)

Bebeklerde sıkça görülen gaz ya da kolik gibi mide sorunları, uzun süreli, aralıksız ağlamalarının sebebi olabilir. Bebeğiniz genellikle karnı doyduktan sonra ağlıyorsa, nedeninin midesiyle ilgili sorunlar olması ihtimali yüksektir. Bu sorunu çözmek için anne-babaların farklı yöntemleri olsa da, herhangi birini uygulamaya başlamadan önce doktorunuza danışmanız yerinde olacaktır.

Eğer ağlayan bebeğinizin sorunun gaz olduğunu düşünüyorsanız; sırt üstü yatırıp ayaklarını tutarak bisiklet çevirme hareketi yaptırmak, gazından kurtulması için pratik bir yöntem olacaktır.

Gaz çıkarma ihtiyacı duyuyorsa

Bebeğinizin ağlamasının nedeni kimi zaman da karnı doyduktan sonra hissettiği gaz çıkarma ihtiyacı olabilir. Bebekler özellikle biberondan süt içerken, yuttukları hava onları rahatsız edebilir. Gaz çıkarma ihtiyacı yaratan hava yutma problemi, kimi bebeklerde sık sık görülürken bazılarını ise hiç rahatsız etmez.

Üşüyor ya da terliyor olması

Bebeğiniz, kıyafetleri değiştirilirken ya da bez değiştirme esnasında bezinin soğuk olması gibi durumlarda sandığınızdan daha çok üşüyebilir. Bu gibi durumlarda tepkisi tahmin ettiğiniz gibi ağlamak olacaktır.

Yenidoğan bebekler, sıcaklığı hissetmeyi severler. Ortam sıcaklığı söz konusu olduğunda, soğuk, bebekleri sıcağın rahatsız ettiğinden daha çok rahatsız eder.

Bebeğinizi giydirirken terlemesine ya da üşümesine engel olabilmek için genel kural, sizin kendinizi o havada rahat hissettiğiniz kıyafetlerden bir kat fazlasını giydirmektir.

Rahatsızlık hissi

Sizin için küçük görünen bazı şeyler, cildi henüz çok hassas olan bebeğiniz için rahatsız edici olabilir. Örneğin bebeğinizin parmağına sarılmış ya da bezinin içinde kalan bir saç teli büyük bir rahatsızlığın kaynağı olabilir. Tıpta “turnike sendromu” olarak bilinen bu durum, saç ya da iplik benzeri bir telin bebeğin el ve ayak parmakları gibi herhangi bir organına dolanması sonucu rahatsızlık duymasıdır. Eğer bu tel çok sıkı sarılmışsa, bebeğinize acı verebilir ve dolaşımı engelleyebilir.

Diğer yandan bazı bebekler kaşıntıya, farklı kumaşlara ya da etiketlere karşı da hassas olabilir. Özellikle emzik, biberon gibi konularda da çok seçici olabilirler. Bu gibi durumlarda, bebeğinizin kendini en iyi hissettiği materyalleri bularak, giyim ve oyuncak gibi tercihlerinizde ön sıraya alabilirsiniz.

Diş çıkarıyorsa

Bebeğinizin çıkaracağı her yeni diş, diş etlerini zorlayarak çıktığından, bu süreç oldukça acı vericidir. Tüm bebekler diş çıkarma sürecinde sıkıntı duyarken, bazı bebeklerde bu durum ateş gibi daha ciddi sonuçlar doğurabilir.

Eğer bebeğiniz sebebini anlayamadığınız bir şekilde acı çekiyor gibi görünüyorsa, ellerinizle diş etlerini kontrol ederek diş çıkarıp çıkarmadığını hissetmeye çalışabilirsiniz.

Eklemeden geçmeyelim, bebeklerde ilk diş genellikle 4. Ve 7. aylar arasında çıkmaya başlar.

Çevresinde çok fazla uyaran varsa

Bebekler dünyayı kendilerine özel bir şekilde algılar ve keşfeder. Ne var ki bazen algıladıkları tüm bu uyaranları işlemekte zorlanırlar; ışık, ses, elden ele dolaşmak gibi. Bu durumda ağlamak, bebeğinizin “yeter” deme şekli olabilir.

Böyle zamanlarda bebeğinizi sessiz ve sakin bir yere alarak rahatlamasını sağlayabilir; kundaklayarak kendisini güvende hissetmesine yardımcı olabilirsiniz.

Çevresinde çok az uyaran varsa

Bazı bebekler doğdukları andan itibaren dünyayı keşfetmek konusunda oldukça meraklı olabilir. Dışadönük bebeklerde bazen ağlamayı durdurmanın yolu, aktif olmaktan geçer.

Bebeğinizle birlikte sürekli hareket halinde olmak sizi zorluyorsa, sling, ana kucağı, kanguru, portbebe gibi taşıma araçlarından yardım alabilir; bebeğinizle birlikte çocuk dostu mekanlara gidebilir, hem keşfedip hem de keyif alacağı çocuk müzesi, hayvanat bahçesi gibi mekanların keyfini beraber çıkarabilirsiniz.

İyi hissetmiyorsa

Eğer bebeğiniz, temel ihtiyaçları karşılanmış ve rahat bir pozisyonda olmasında rağmen hala ağlıyorsa, ciddi bir problemi olabilir.

Hasta bir bebeğin ağlaması, normal açlık ya da yorgunluk gibi durumlarda ağlamasından biraz daha farklıdır. Bu gibi durumlarda hastalık ihtimalini göz önünde bulundurarak ateşini ölçmenizde, hastalığın diğer göstergelerine karşı uyanık olmanızda ya da doktorunuza danışmanızda fayda var.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s